<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Boş Zaman Eğlencesi &#187; Okunası</title>
	<atom:link href="http://egitimcihaber.net/bosvakit/category/okunasi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 25 Feb 2010 22:12:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>google sözcüğünün anlamı</title>
		<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/ilginc-bilgi/google-sozcugunun-anlami.html</link>
		<comments>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/ilginc-bilgi/google-sozcugunun-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 02:56:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlginç Bilgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimcihaber.net/bosvakit/?p=3730</guid>
		<description><![CDATA[Google, googol sözcüğünün üzerinde oynanmasıyla ortaya çıkmıştır. Edward Kasner ABD&#8217;li matematikçinin yeğeni Milton Sorotta tarafından üretilmiş olan &#8220;googol&#8221; sözcüğü, 1 ve onun ardından 100 sıfırın gelmesiyle oluşan sayıyı (10100) belirten matematiksel bir terimdir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.teknokampus.com/upload/resimler1/277096684624450google.jpg" alt="" width="500" height="333" /></p>
<p>Google, googol sözcüğünün üzerinde oynanmasıyla ortaya çıkmıştır. Edward Kasner ABD&#8217;li matematikçinin yeğeni Milton Sorotta tarafından üretilmiş olan &#8220;googol&#8221; sözcüğü, 1 ve onun ardından 100 sıfırın gelmesiyle oluşan sayıyı (10100) belirten matematiksel bir terimdir.</p>
<img src="http://egitimcihaber.net/bosvakit/?ak_action=api_record_view&id=3730&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/ilginc-bilgi/google-sozcugunun-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>virgülü kayıp,noktası kaln puntolu sevda taşıyorum</title>
		<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/siir-okunasi/virgulu-kayipnoktasi-kaln-puntolu-sevda-tasiyorum.html</link>
		<comments>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/siir-okunasi/virgulu-kayipnoktasi-kaln-puntolu-sevda-tasiyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 22:02:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mizah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimcihaber.net/bosvakit/?p=3598</guid>
		<description><![CDATA[Sükûtumun baş-harfi, Elemlerimin cümle hecesi! Adın dokununca içime, Yüreğim cevap/sızlanıyor&#8230; Sancılı g(s)öz/yaşı vardiyalarımda, Kirpiğime takılan hüzünler, Ovaladıkça g(s)özyaşlarıma batıyor&#8230; Hergün kaçak bindiğim seferlerde, Senden bana dönemiyorum! Omuzladığım can kırıklarım, ellerimde sızlıyor&#8230; An be an yeni bir acıya doğrulup, Çöküyorum dizüstü ölümlere!. Virgülü kayıp, Noktası kalın puntolu bir sevda taşıyor ceplerinden.. Bense kefenle(ye)miyorum heceleri! Recmettiğin seslerinin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img268.imageshack.us/img268/2668/across.jpg" alt="" /></p>
<p><span><em> </em><span><em>Sükûtumun baş-harfi,<br />
Elemlerimin cümle hecesi!<br />
Adın dokununca içime,<br />
Yüreğim cevap/sızlanıyor&#8230;</em></span></p>
<p><em>Sancılı g(s)öz/yaşı vardiyalarımda,<br />
Kirpiğime takılan hüzünler,<br />
Ovaladıkça g(s)özyaşlarıma batıyor&#8230;</em></p>
<p><em>Hergün kaçak bindiğim seferlerde,<br />
Senden bana dönemiyorum!<br />
Omuzladığım can kırıklarım, ellerimde sızlıyor&#8230;</em></p>
<p><em>An be an yeni bir acıya doğrulup,<br />
Çöküyorum dizüstü ölümlere!.</em></p>
<p><em>Virgülü kayıp,<br />
Noktası kalın puntolu bir sevda taşıyor ceplerinden..</em></p>
<p><em>Bense kefenle(ye)miyorum heceleri!<br />
Recmettiğin seslerinin,<br />
Ardı sıra sus-a-mıyorum!<br />
Ağız dolusu çığlık biriktiriyorum!&#8230;</em></p>
<p><em>Her satır başı hüzünlerdesin,<br />
Silkelesemde dökülmüyorsun, satırlarımdan!</em></p>
<p><em>Düşlerimi giyotine kurban ettiğinden beri,<br />
Iraksak bir vuslatın provasındayım hala!</em></p>
<p><em>Gökyüzünün kirpiklerimden kaydığını hissediyorum..<br />
Ve üstüne düştüğümü devrik bir hayatın..<br />
Yitik ömrümün ücra köşelerinde,<br />
Adım başı hep sen varsın!</em></p>
<p><em>Acıya bulanmıs hüznümüzü<br />
Hep senle yuğuyorum yâr!<br />
Düş/tü, kırıldı zaman ellerimizde!<br />
Dağıldı, toplayamıyorum!<br />
Çıkmış rayından ömrümün sevinci,<br />
Neresinden çekersem çekeyim,<br />
Bu acıya bir sevinç yamayamıyorum!</em></p>
<p><em>Yine bir leyl sükûtunda yâr,<br />
Kuşan sevda sözlerini!<br />
Ellerinde güneşlerle,<br />
Eskisi gibi,<br />
Karanfil rengi düşlerinle gel!<br />
Söndür elemin nârını!!<br />
Ve topla cümle sözlerini,</em></p>
<p><em>İmlâsı bozuk düşüme,<br />
Değdir harflerini!<br />
Ver elini!<br />
Kan revan olsun gidişler!.<br />
Ver elini!<br />
&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</em></p>
<p><em>Tut artık düşlerimin ellerinden!<br />
Ya da azat et!!<br />
Azat et beni kendinden!!&#8230;&#8230;</em></p>
<p></span></p>
<p><em> </em></p>
<div><img src="https://blogger.googleusercontent.com/tracker/623755310971136741-8221872125479907584?l=makalenet.blogspot.com" alt="" width="1" height="1" /></div>
<img src="http://egitimcihaber.net/bosvakit/?ak_action=api_record_view&id=3598&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/siir-okunasi/virgulu-kayipnoktasi-kaln-puntolu-sevda-tasiyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çayım,ince bellide HAYAT dolu olsun&#8230;</title>
		<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/hikayeler/cayimince-bellide-hayat-dolu-olsun.html</link>
		<comments>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/hikayeler/cayimince-bellide-hayat-dolu-olsun.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 22:01:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mizah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimcihaber.net/bosvakit/?p=3597</guid>
		<description><![CDATA[O nun sesiyle irkildim.! - ne alırsın serpil? - çay - nasıl olsun çayın? (lüle olsun) - hayat dolu olsa olur mu? - çayın mı? - Hayır canım bardağın içi.! Birde mümkünse ince belli bardakta olsun. Anlamsız anlamsız gözlerime bakarak, kelimelerime kaba kaba basarak uzaklaştı salondan. O gelene kadar bir çok düşünce geçti gözlerimin önünden, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="3" width="455" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="455" align="left"><img src="http://blog.haberturk.com/canneyler/Image/02122009132812Mavra__s_midnight_tea_by_ArmoireGrimoire.jpg" border="0" alt="" hspace="2" vspace="2" align="left" /><span><span>O nun sesiyle irkildim.!</span><span> </span></span></p>
<p><span><span>- ne alırsın serpil?<br />
- çay<br />
- nasıl olsun çayın? (lüle olsun)<br />
- hayat dolu olsa olur mu?<br />
- çayın mı?<br />
- Hayır canım barda</span><span>ğ</span><span>ın içi.! Birde mümkünse ince belli bardakta olsun.</span><span> </span></span></p>
<p><span><span>Anlamsız anlamsız gözlerime bakarak, kelimelerime kaba kaba basarak uzakla</span><span>ş</span><span>tı salondan.</span><span> </span></span></p>
<p><span><span>O gelene kadar bir çok dü</span><span>ş</span><span>ünce geçti gözlerimin önünden, arkasından.</span></span></p>
<p><span><span>Acaba çayımı doldururken neler neleeerr dü</span><span>ş</span><span>ünecekti aklından?</span></span></p>
<p><span><span>Bana çok güzel demlenmi</span><span>ş</span><span> bir hayat getiremeyecekti biliyorum,ama dü</span><span>ş</span><span>ündü</span><span>ğ</span><span>ü </span><span>ş</span><span>eyler masama tav</span><span>ş</span><span>an kanı olarak gelecekti. </span></span></p>
<p><span><span>İş</span><span>te çayımda geldi.Tela</span><span>ş</span><span>lı tela</span><span>ş</span><span>lı sordu.!</span></span></p>
<p><span><span>- Be</span><span>ğ</span></span><span><span>endin mi?<br />
- </span><span>İ</span><span>nce belliden çay içilirde be</span><span>ğ</span></span><span><span>enilmezmi canımcım ya?<br />
Hem hayat benimse “be</span><span>ğ</span><span>enmedim,hadi yenisi demle” deme lüksüne sahipmiyim ki?</span></span></p>
<p><span><span>Demli bir çay koyulu</span><span>ğ</span><span>undaki hayata uzandı dudaklarım usulca,korkarak. Dama</span><span>ğ</span><span>ımda buruk/acı bir tat bıraktı hayat.. </span></span></p>
<p><span><span>Çay barda</span><span>ğ</span><span>ında bırakılan dudak payı kadarmı</span><span>ş</span><span> ya hayat… </span></span></p>
<p><span><span>Bir hüptürükte çekersen içine yanarsın,yava</span><span>ş</span><span> içiyim dersen geç kalırsın her</span><span>ş</span><span>eye. </span></span></p>
<p><span><span>Sanıyorum bu yüzden hiç demlenememi</span><span>ş</span><span> sevdalar..… Yürekler her daim açık oca</span><span>ğ</span><span>ın üzerinde yanan çaydanlık durumunda kalmı</span><span>ş</span><span>..</span></span></p>
<p><span><span>Yanmaya meyilli yüreklerde beklesin  oca</span><span>ğ</span><span>ın ba</span><span>ş</span><span>ında..</span></span></p>
<p><span><span>İ</span><span>nce belli barda</span><span>ğ</span><span>ımda tav</span><span>ş</span><span>an kanı çayım bitti..</span></span></p>
<p><span><span>-Tekrar alabiliyir miyim,yanında da biraz dün olsun,mümkün mü?</span></span></p>
<p><span><span>-Kalmadı Serpilcim..!Dünler paketlenip gece yarılarılarında yeni günlerle de</span><span>ğ</span><span>i</span><span>ş</span><span>tiriliyor..!</span></span></p>
<p><span><span lang="IT">-Öyle mi?Peki,dedi</span><span lang="IT">ğ</span><span lang="IT">in gibi olsun..</span></span></p>
<p><span><span lang="IT">Paketlenen dünlerde takılı kaldım aklım..</span><span lang="IT">İş</span><span lang="IT">te bugün de bitiyor yava</span><span lang="IT">ş</span><span lang="IT"> yava</span><span lang="IT">ş</span><span lang="IT">,paketlenip yarına hazırlanacak..</span></span></p>
<p><span><span lang="IT">Yarının ayak seslerini duyuyor gibiyim,ama azıcık sesini azaltmak istiyorum&#8230;.</span></span></p>
<p><span><span lang="IT">Masada bo</span><span lang="IT">ş</span><span lang="IT">, ince belli bir bardak bırakıp,kapıdan çıkarken buruk bir gülümsemeyi onun suratına sürüyorum en renklisinden&#8230;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span><span lang="IT">Not: İnce belli bardakta, tavşan kanı gibi demli çayın eşliğinde okuyun..:) </span></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><img src="https://blogger.googleusercontent.com/tracker/623755310971136741-5331284476119071813?l=makalenet.blogspot.com" alt="" width="1" height="1" /></div>
<img src="http://egitimcihaber.net/bosvakit/?ak_action=api_record_view&id=3597&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/hikayeler/cayimince-bellide-hayat-dolu-olsun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>yürek: kutup tan vakti</title>
		<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/siir-okunasi/yurek-kutup-tan-vakti.html</link>
		<comments>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/siir-okunasi/yurek-kutup-tan-vakti.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 22:00:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mizah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimcihaber.net/bosvakit/?p=3608</guid>
		<description><![CDATA[su ılık burada. yine göç kendiliğindendi, yine gözlerim açık. bu gizli alanda ne görürüm, böylesine mavi ve saf, tek başına? ah! Bir oluk geceden acuna yönelmiş, bir ağaç, yeşil çığlığını aya vuran yapraklarıyla. ben, buhar resitalini ya da buzulun çağrısını düşlerim. göz gözü görmesin, irisler donsun ya da! ses boğulsun, boyum bu boy kalsın! yüreğim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://4.bp.blogspot.com/_Ap_Ov_Mwljo/SxZGuSuCBYI/AAAAAAAABIk/7Ed9yqMMFhw/s1600-h/12.jpg"><img src="http://4.bp.blogspot.com/_Ap_Ov_Mwljo/SxZGuSuCBYI/AAAAAAAABIk/7Ed9yqMMFhw/s400/12.jpg" border="0" alt="" /></a></p>
<div>su ılık burada.<br />
yine göç kendiliğindendi,<br />
yine gözlerim açık.<br />
bu gizli alanda ne görürüm, böylesine<br />
mavi ve saf, tek başına?<br />
ah! Bir oluk geceden acuna yönelmiş,<br />
bir ağaç, yeşil çığlığını aya vuran<br />
yapraklarıyla.<br />
ben, buhar resitalini ya da buzulun<br />
çağrısını düşlerim.<br />
göz gözü görmesin, irisler donsun ya da!<br />
ses boğulsun,<br />
boyum bu boy kalsın!<br />
yüreğim bu çifte olurlukta,<br />
ılığın en karşıtı, deli düşmanı,<br />
kutup tanının kendisi olmaya ant içerek,<br />
dilerse kardan, buzdan bir igloo olsun,<br />
dilerse eritsin bu vücudu kendi iç şafağında,<br />
yunsun gök taşında!</p>
<p>su, şimdi aydınlık ve hafiftir,<br />
yüzeyi çok karanlıkla solmuş olsa da.</p></div>
<div>n.m</div>
<div><img src="https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1616601254973982472-6684103084510790655?l=eternaltoflyhigh.blogspot.com" alt="" width="1" height="1" /></div>
<img src="http://egitimcihaber.net/bosvakit/?ak_action=api_record_view&id=3608&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/siir-okunasi/yurek-kutup-tan-vakti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uykumda Öpüyorum Seni</title>
		<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/uykumda-opuyorum-seni.html</link>
		<comments>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/uykumda-opuyorum-seni.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 02:38:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mizah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Okunası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimcihaber.net/bosvakit/?p=3571</guid>
		<description><![CDATA[Uykumda Öpüyorum SeniUykunda ağlıyorsun&#8230; Uykunda öpüyorum seni&#8230; Korkmadan ağlıyorum seninle&#8230; Senin için bir şey yapamayışıma, seni bu dünyada yapayalnız, kimsesiz bırakışıma ağlıyorum&#8230; Senin için gerçeklik yok, bu hayat, bu hayatın kuralları yok&#8230; Kendine nasıl derinden ve katıksız inanıyorsan, bu hayata, bu insanlara da öyle inanıyorsun&#8230; Bunu sana ben anlatamam. Bak bu sensin, bak bu da [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a rel="nofollow" href="http://imageshack.us/" target="_blank"><span><img src="http://img403.imageshack.us/img403/9071/image1yj8lp6br0mr5.jpg" border="0" alt="[Resim: image1yj8lp6br0mr5.jpg]" /></span></a></p>
<p><span><span><span><span>Uykumda Öpüyorum SeniUykunda ağlıyorsun&#8230;<br />
Uykunda öpüyorum seni&#8230; Korkmadan ağlıyorum<br />
seninle&#8230;<br />
Senin için bir şey yapamayışıma, seni bu dünyada<br />
yapayalnız, kimsesiz bırakışıma ağlıyorum&#8230;<br />
Senin için gerçeklik yok, bu hayat, bu hayatın<br />
kuralları yok&#8230; Kendine nasıl derinden ve katıksız<br />
inanıyorsan, bu hayata, bu insanlara da öyle<br />
inanıyorsun&#8230; Bunu sana ben anlatamam. Bak bu sensin,<br />
bak bu da hayat, bu da kuralları; bak, insanlar seni<br />
aslında nasıl görüyor, yok bu hayatta duygularının<br />
karşılığı, diyemem. Seni sevginden uyandıramam&#8230;<br />
Yıllar önce senin olduğun yerdeydim ben de. Tam orta<br />
yerde. Benim de saçlarım sevecen bir kardeşlik<br />
kokardı.<br />
Herkese koşarken açıkta kalırdı öldürülmeye en açık,<br />
en savunmasız yanlarım. Nereme bıçak saplanırdı<br />
bilmezdim, ama hep yersiz kanayan o zavallı saçlarıma<br />
dostluklara gölge düşürüyor, diye kızardım&#8230;Umudu<br />
ürkütüyor diye yaralarıma kızardım&#8230; Ben en çok beni<br />
yaralayanlara koşar; bir suç, bir yanılgı varsa,<br />
çoğunu omuzlamak için kendimden vazgeçerdim&#8230;<br />
Sırf sevgiler bitmesin, sırf hayatın sevinci<br />
gölgelenmesin, dostlukların son günü gelmesin diye<br />
üstüme alırdım bütün günahları, bütün yanılgıları,<br />
geçmiş ve gelecek bütün kötülükleri&#8230; Sevginin<br />
umutları sürsün diye, göze alırdım kalbime akıtılacak<br />
zehirleri&#8230; Göze alırdım eksik yaşanmış bütün<br />
sevgilerin tanığı ve sürgünü olmayı&#8230;<br />
Sonra baktım kimsesiz ve tesellisiz ölüyorum&#8230; Gördüm<br />
kendimi nasılsa. Gördüm anısız ve habersiz öldüğümü&#8230;<br />
Son kez baktım etrafıma, bir yakın, bir içten ses, bir<br />
kardeş kokusu aradım kendime. Bağlanmak istedikçe<br />
öylesine kopmuştum ki insanlardan, öylesine çok<br />
sevmiş, öylesine çok inanmıştım ki, nasıl oldu<br />
bilmiyorum, içimden bir kötülük, bir acımasızlık;<br />
içimden zavallı bir intikam duygusu çıkartıp, o yaralı<br />
kendimi, beni ben yapan o kimsesiz sevgimi o boşluktan<br />
çekip aldım&#8230; Aldım onu ve korumaya başladım.. O<br />
yaralı, o parçalanmış, o kimsesiz sevgimi, kötülükle,<br />
acımasızlıkla, hırsla, kıskançlıkla korumaya<br />
başladım&#8230; O da yetmedi, yazmaya başladım sevgili.<br />
Yazmaya&#8230; Ne hissedersem, ne hissedeceksem, hayatımda<br />
ne varsa, her şeyi yazmaya başladım&#8230;<br />
Yazmak, acılardan, aşklardan, yitirişlerden, itilip<br />
kakılmalardan kurtulmanın en geçerli yolu oldu benim<br />
için&#8230;<br />
Kimse elimden söküp almasın diye o yaralı, o kimsesiz<br />
sevgimi ve bir daha o karanlık boşluğa düşmemek için<br />
yazmaya başladım&#8230;<br />
Yıllar sonra şimdi sen o boşluktasın. O yaralı, o<br />
kimsesiz sevginle bir zamanlar benim olduğum yerdesin.<br />
Saçlarındaki kan kokusunu buradan duyabiliyorum. Bu<br />
kokuyu iyi bilirim. Çünkü yıllarca, sevginin peşinden<br />
koşulsuzca koştuğum o yıllar boyunca hep kendi kanımı,<br />
hep bu kokuyu koklamak zorunda kalmıştım&#8230;<br />
Arzuladığım ne varsa her şey karşılıksız kaldı bu<br />
hayatta. Saçlarımdaki kan kokusu şimdi içimde sahipsiz<br />
bir nefrete dönüştü&#8230;<br />
Kin öyle bir şeydir ki sevgili, her şeyi; yaşanmış ve<br />
yaşanan bütün sevgileri, gerçek adına ne varsa her<br />
şeyi çamurunda gizler.. Gün gelir, artık hiçbir şey<br />
anlaşılmaz olur. Haklılar haksızlara, kurbanlar<br />
cellatlara, sevgiler nefretlere karışır&#8230; Ve bir<br />
bakarsın, sen de bu acımasız hayatın hakemliğini kabul<br />
etmişsin. O kanlı nehrin kenarına gider ve günlerce,<br />
hatta yıllarca oradan düşmanının cesedinin geçmesini<br />
beklersin&#8230; Bu bekleyişin sonu yoktur. Çünkü<br />
düşmanlarının sonu yoktur&#8230; Biri biter, diğeri gelir<br />
ardından. Ve sen düşmanlarınla uğraşmaktan bezgin ve<br />
kimsesiz sevginle uğraşmaya dayanamaz, öylece<br />
kalırsın&#8230;<br />
Yalnızlığınla birlikte düşersiniz boşluğa. O çok<br />
korktuğun boşluğa&#8230; Öyle kirletirsin ki yalnızlığını,<br />
o kirlettiğin yalnızlığını sevsinler diye, dünyanın en<br />
samimiyetsiz insanlarına, kardeşim, diye sarılırsın&#8230;<br />
Biliyor musun, sen benim o çok eski halimsin&#8230; Sana<br />
bakıyorum yazılarımı yazdığım bu soğuk, bu uzak<br />
odadan. Bana umutsuzca sevdalanmanı seyrediyorum.<br />
Bende hiç umut yokken, beni vazgeçilmezin yapmanı<br />
seyrediyorum&#8230; Seni seyrediyorum sevgili, seni&#8230;<br />
Saçlarındaki kan kokusunu içime çekiyorum. Yıllar<br />
önceki kendi kokumu içime çekiyorum&#8230; Hayır,<br />
acımıyorum sana, sendeki kendimi özlüyorum en çok.<br />
Sendeki o çocuk cesaretini, o çıplak sevgiyi<br />
özlüyorum. Sendeki o kanayan, o kimsesiz, ama saf, o<br />
tepeden tırnağa sevgiye inanan kendimi özlüyorum&#8230;<br />
Bedelsiz, acıtmayan, hesap sormayan ve çok savunmasız<br />
bir güzelliğin vardı senin&#8230; Duygusuzlara göre çok<br />
kolaydın. Kurbanın o doyumsuz şehveti vardı sende. En<br />
kırgın, en yaralı insanları bile bir cellat yapardı o<br />
saf, o gerçeküstü sevgin&#8230;<br />
Seyrederdim seni o uzak odamda, bir şey yapamadan<br />
seyrederdim seni yazarken&#8230;<br />
Buruk bir sevinçle izlerdim cellatlarınla sevişirken<br />
aldığın hazzı. Nasıl da kıskanırlardı seni,<br />
kendilerine duyduğun sevgiyi bile kıskanırlardı&#8230;<br />
Seninle sevişirken aldığın o inanılmaz hazzı<br />
kıskandıkları gibi&#8230; Sen o çıplak, o bedelsiz<br />
sevginle bütün dengelerini bozardın onların. Aldığın o<br />
hazla kendilerine duydukları o bütün sahte güvenlerini<br />
derinden sarsardın&#8230; Senin bu sınırsız hazzı, bu<br />
çıplak sevgiyi, bu derin ve çılgın bağlanışı onca<br />
yitirişler, onca göze alışların sonucunda kazandığını<br />
anlamazlıktan gelirlerdi&#8230; Ne kadar zevk alsalar da<br />
bu kimsesiz sevginden, her yakınlığa hazır oluşundan,<br />
çabucak bağışlamandan, yine de seni kendilerine<br />
benzetmek, dahası yorulmanı, güce ve gerçeğe teslim<br />
olmanı, onları bütün o kayboluşlarında,<br />
tükenişlerinde, yani her durumda, her şekilde<br />
kabullenmeni isterlerdi&#8230;<br />
Onları her halleriyle kabul ettiğinde ise senden<br />
korkmaya başlarlardı&#8230; Çünkü öylesine korunaklı,<br />
öylesine derinlerde saklıydı ki sevgileri, seni<br />
anlaşılmaz, tuhaf, hatta bulaşıcı bir hastalığa<br />
yakalanmış, tehlikeli biri gibi görmeye başlarlardı&#8230;<br />
O çıplak, o sahipsiz sevgin yıllar önce terk ettikleri<br />
kalplerini, düşlerini, inançlarını hatırlatırdı<br />
onlara. Çekiciliğine kapılıp yanına geldikleri anda ve<br />
seni anlar anlamaz ölümcül bir ürküntüye kapılmaları<br />
bu yüzdendi&#8230;<br />
Çünkü bugünün insanı kimden korkuyorsa, kim ona yok<br />
ettiği kendisini hatırlatıyorsa onu öldürmek ister<br />
sevgili.<br />
Safı, çıplağı, koşulsuz seveni, kendisine yitirdiği<br />
insanlığını hatırlatanı öldürmek ister&#8230;<br />
Kabul et artık, kimi sevsen, kimin özgürlüğünü istesen<br />
ölümünü istemedi mi senden. İstemedi mi&#8230; Kabul et<br />
artık&#8230;<br />
Ben onlardan hiç olmadım. Ben gözümü senden hiç<br />
ayırmadım. Çünkü sen benim saf çocukluğumdun. Sen<br />
benim o yaralı, o kimsesiz gençliğimdin&#8230;<br />
Hayatı bitirdiğim yerde sen yeniden başlıyorsun..<br />
Dokunurken içimi acıtan başında benim kanım var&#8230;<br />
Anla artık, seni değil, en çok kendimi yalnız<br />
bırakıyorum o rutubetli evde&#8230; Senin o affedemediğin<br />
kalbinde yatıyor benim tek ve gerçek sevgim&#8230;<br />
Tek umudum senin bu savunmasız halin. Senin bu<br />
kimsesizliğin&#8230; Uyumsuzluğun. Tek çıkışım senin bu<br />
deli, bu çıplak sevdan&#8230;<br />
Kötülüklerin yok muydu, yok muydu hırsların&#8230; Vardı<br />
elbet. Ama öylesine acemiydi ki hırsların;<br />
kötülüklerin bu hayat karşısında öylesine çaresiz ve<br />
öylesine masum kalırdı ki, sonunda yine sana dokunurdu<br />
zararı; karşındakileri değil seni engellerdi o<br />
kimsesiz öfken&#8230; Kötülüklerinin zararı sonunda sana<br />
dokunmasaydı, yenseydin karşına çıkanları, yenseydin<br />
kalbini, hayat senin için hiçbir zaman böyle<br />
olmayacaktı&#8230; O kutsal, o hiç sönmeyen ışık nereye<br />
gitsen ardından gelmeyecekti&#8230; O sevinçli ıstırap<br />
kalbini hiçbir zaman böylesine içtenlikle<br />
ısıtmayacaktı.<br />
Bu şehri ebediyen terk edip giderken, bana söylediğin<br />
o son sözde saklı olmayacaktı hayatımızın gerçeği:<br />
&#8221;Hayatın kuralları derdin hep, biliyor musun, bu<br />
hayatta hiçbir şeyi başaramadım ben&#8230;</p>
<p>CEZMİ ERSÖZ</p>
<p></span></span></span></span></p>
<div><img src="https://blogger.googleusercontent.com/tracker/623755310971136741-4622646671836072445?l=makalenet.blogspot.com" alt="" width="1" height="1" /></div>
<img src="http://egitimcihaber.net/bosvakit/?ak_action=api_record_view&id=3571&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/uykumda-opuyorum-seni.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>eski avluda</title>
		<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/siir-okunasi/eski-avluda.html</link>
		<comments>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/siir-okunasi/eski-avluda.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 01:40:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mizah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimcihaber.net/bosvakit/?p=3541</guid>
		<description><![CDATA[bir çiçek açtığında bir eski avluda diyor ki, çalıda sarı bir çiğdemim ben ve senin çok eski cümlen. sen otursan, gitmemiş ki olsan, ben sana bir eski Endülüs avlusu, istersen serin bir Portofino getirsem ya da Yedigöllerin yedisini birden. bir çiçek açtığında bir eski avluda, diyor ki: her şey çok eksik ve neredeyse yok gibiyken, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://1.bp.blogspot.com/_Ap_Ov_Mwljo/SxMkNdnqL9I/AAAAAAAABIU/VYX2WkgEYjA/s1600/dew+green.jpg"><img src="http://1.bp.blogspot.com/_Ap_Ov_Mwljo/SxMkNdnqL9I/AAAAAAAABIU/VYX2WkgEYjA/s400/dew+green.jpg" border="0" alt="" /></a></p>
<div>bir çiçek açtığında<br />
bir eski avluda<br />
diyor ki,<br />
çalıda sarı bir çiğdemim ben<br />
ve senin çok eski cümlen.</p>
<p>sen otursan, gitmemiş ki olsan,<br />
ben sana bir eski Endülüs avlusu,<br />
istersen serin bir Portofino getirsem<br />
ya da Yedigöllerin yedisini birden.</p>
<p>bir çiçek açtığında<br />
bir eski avluda,<br />
diyor ki:<br />
her şey çok eksik ve neredeyse yok gibiyken,<br />
buldum buluşturdum kendime<br />
geldim<br />
<span><span>tek eksik sensin</span>!</span> incecik çilli bir dille<br />
sen de gelsen.<br />
ben sana kırmızı kiremitli bir çatı<br />
begonviller ve bir mavi kapı<br />
ve illa amansız bir avlu getirsem.</p>
<p>dünya soğur, akşam serinlerken<br />
benim sensiz sevinecek bir şeyim yok,<br />
kılı kırk yardım<br />
altını üstüne getirdim,<br />
ve işte en gümüş cümlem:</p>
<p><em>içimi açtım sana<br />
içini açmak için<br />
</em><br />
b.k</div>
<div><img src="https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1616601254973982472-3482164173872637774?l=eternaltoflyhigh.blogspot.com" alt="" width="1" height="1" /></div>
<img src="http://egitimcihaber.net/bosvakit/?ak_action=api_record_view&id=3541&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/siir-okunasi/eski-avluda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>yenilgi</title>
		<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/siir-okunasi/yenilgi.html</link>
		<comments>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/siir-okunasi/yenilgi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 01:39:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mizah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimcihaber.net/bosvakit/?p=3539</guid>
		<description><![CDATA[yenilgi, yenilgim, yalnızlığım ve kimsesizliğim. binlerce yengiden de bana değerli olan sen! dünyadaki tüm parlak başarılardan sensin yüreğime yakın olanı! yenilgi, yenilgim, başkaldırım ve de benim kendimle tanışmam. sayendedir ki, hala ben ayağı yere basan ve solmuş defneler peşinde koşmayan biri olduğumun bilincindeyim; ve sende, yalnızlığımı buldum ve de herkesten uzak, ve de gururlu olmayı. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://3.bp.blogspot.com/_Ap_Ov_Mwljo/SxG5F8q4uTI/AAAAAAAABIE/Jf_zp44smeI/s1600/COWPER~1.JPG"><img src="http://3.bp.blogspot.com/_Ap_Ov_Mwljo/SxG5F8q4uTI/AAAAAAAABIE/Jf_zp44smeI/s400/COWPER~1.JPG" border="0" alt="" /></a></p>
<div>yenilgi, yenilgim, yalnızlığım ve kimsesizliğim.<br />
binlerce yengiden de bana değerli olan sen!<br />
dünyadaki tüm parlak başarılardan<br />
sensin yüreğime yakın olanı!</p>
<p>yenilgi, yenilgim, başkaldırım<br />
ve de benim kendimle tanışmam.<br />
sayendedir ki, hala ben ayağı yere basan<br />
ve solmuş defneler peşinde koşmayan<br />
biri olduğumun bilincindeyim;<br />
ve sende, yalnızlığımı buldum<br />
ve de herkesten uzak,<br />
ve de gururlu olmayı.</p>
<p>yenilgi, yenilgim, benim parlak kılıcım<br />
ve de kalkanım.<br />
gözlerinde okudum tahtı arayanın<br />
kendi kendisinin kuluna dönüştüğünü.<br />
ve, bir kimsenin derinliklerindeki<br />
esasını anlayabilmemiz için<br />
onun gücünü söndürmemiz gerektiğini.<br />
ve ancak böylesine olgunlaştıktan sonradır ki,<br />
bir meyvenin tadına varılabildiğini.</p>
<p>yenilgi, yenilgim,<br />
benim sözünü sakınmaz yol arkadaşım<br />
şarkımı, bağrışmalarımı, sessizliklerimi hep duyacaksın.<br />
Ve senden başka hiçkimse bana söz etmeyecek<br />
kanat çırpınmalarından ve deniz kabarmalarından<br />
ve de geceleri yanan dağlardan.<br />
ve sen, tek başına<br />
ruhumun sarp ve kayalık<br />
yollarından tırmanacaksın.</p>
<p>yenilgi, yenilgim, benim ölmez cesaretim<br />
sen ve ben fırtınada birlikte güleceğiz;<br />
ve biz ikimiz, derin mezarlar kazacağız<br />
içimizde ölmekte olanlara;<br />
ve tutunacağız, tüm gücümüzle,<br />
güneşin karşısında;<br />
ve de tehlikeli olacağız &#8230;</p></div>
<div>h.c</div>
<div><img src="https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1616601254973982472-5283938347334840375?l=eternaltoflyhigh.blogspot.com" alt="" width="1" height="1" /></div>
<img src="http://egitimcihaber.net/bosvakit/?ak_action=api_record_view&id=3539&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/siir-okunasi/yenilgi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Rota!!</title>
		<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/fikra/rota.html</link>
		<comments>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/fikra/rota.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2009 01:37:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mizah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fıkra]]></category>
		<category><![CDATA[eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[karikatür]]></category>
		<category><![CDATA[mizah]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimcihaber.net/bosvakit/?p=3542</guid>
		<description><![CDATA[Savaş gemisi karanlık ve sisli bir gecede yol alırken, kaptan köşkündeki komutan tam karşıda ve uzakta üzerlerine doğru gelen bir ışık fark eder. Hemen karşı tarafa sinyal gönderir ve şu mesajı geçer: — Derhal rotanızı 30 derece doğuya çevirin. Karşıdan anında yanıt gelir: — Sen rotanı 30 derece batıya çevir! Şaşıran komutan, sinirlenir, mesajı yineler: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><span>S<strong><em>avaş gemisi karanlık ve sisli bir gecede yol alırken, kaptan köşkündeki komutan tam karşıda ve uzakta üzerlerine doğru gelen bir ışık fark eder. Hemen karşı tarafa sinyal gönderir ve şu mesajı geçer:</em></strong></span></div>
<div><a href="http://2.bp.blogspot.com/_1DNcDPtRRww/SxKFgbD86QI/AAAAAAAACes/LdnM4yK3Bh0/s1600/bakayim.jpg"><br />
</a></div>
<div><span><strong><em>— Derhal rotanızı 30 derece doğuya çevirin.</em></strong></span></div>
<div><span><strong><em>Karşıdan anında yanıt gelir:</em></strong></span></div>
<p><span><strong><em>— Sen rotanı 30 derece batıya çevir!</em></strong></span><br />
<span><strong><em>Şaşıran komutan, sinirlenir, mesajı yineler:</em></strong></span><br />
<span><strong><em>— Rotanı derhal 30 derece doğuya çevir, emrediyorum! </em></strong></span><br />
<span><strong><em>Karşıdan:</em></strong></span><br />
<span><strong><em>— Asıl sen rotanı 30 derece batıya çevir!</em></strong></span><br />
<span><strong><em>Komutan öfkeden küplere biner, bu kez mesaj da:</em></strong></span><br />
<span><strong><em>— Ben 30 yıllık kaptanım, sana son kez emrediyorum, rotanı 30 derece doğuya çevir!</em></strong></span><br />
<span><strong><em>Yanıt:</em></strong></span><br />
<span><strong><em>— Sen 30 senelik kaptansan ben de 20 senelik denizciyim, sen rotanı 30 derece batıya çevir!</em></strong></span><br />
<span><strong><em>Sinir katsayısı fırlayan komutan, mürettebata tüm topları ateşe hazır hale getirmelerini emreder ve son mesajını gönderir:</em></strong></span><br />
<span><strong><em>—Burası bir savaş gemisi, rotanı 30 derece batıya çevirmezsen ateşe başlayacağız! </em></strong></span><br />
<span><strong><em>Karşıdan:</em></strong></span><br />
<span><strong><em>—Burası da bir deniz feneri ve ben fener bekçisi Oliver! Rotayı 30 derece doğuya çevirmezsen, birazdan kayalara çarpacaksın komutan!..</em></strong></span></p>
<div><a href="http://2.bp.blogspot.com/_1DNcDPtRRww/SxKFgbD86QI/AAAAAAAACes/LdnM4yK3Bh0/s1600/bakayim.jpg"><img src="http://2.bp.blogspot.com/_1DNcDPtRRww/SxKFgbD86QI/AAAAAAAACes/LdnM4yK3Bh0/s320/bakayim.jpg" border="0" alt="" /></a></div>
<div></div>
<img src="http://egitimcihaber.net/bosvakit/?ak_action=api_record_view&id=3542&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/fikra/rota.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İki kere iki</title>
		<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/fikra/iki-kere-iki.html</link>
		<comments>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/fikra/iki-kere-iki.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 02:32:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mizah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fıkra]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimcihaber.net/bosvakit/?p=3422</guid>
		<description><![CDATA[Bir matematikçi, bir muhasebeci ve bir ekonomist aynı işe baş vururlar. Görüşmeci matematikçiye sorar: &#8220;İki kere iki kaç eder?&#8221; Matematikçi cevap verir: &#8220;Dört!&#8221; Görüşmeci sorar: &#8220;Kesin dört mü?&#8221; Matematikçi kendinden emin cevaplar: &#8220;Evet, kesin dört!&#8221; Matematikçi çıkar ve ekonomist odaya girer. Bu sefer görüşmeci ayni soruyu ekonomiste yöneltir. Ekonomist yanitlar: &#8220;Ortalama dört eder, yüzde 10 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><span>Bir matematikçi, bir muhasebeci ve bir ekonomist aynı işe baş vururlar. </span></h1>
<div>
<p><span>Görüşmeci matematikçiye sorar: </span></p>
<p><span>&#8220;İki kere iki kaç eder?&#8221; </span></p>
<p><span>Matematikçi cevap verir: </span></p>
<p><span>&#8220;Dört!&#8221; </span></p>
<p><span>Görüşmeci sorar: </span></p>
<p><span>&#8220;Kesin dört mü?&#8221; </span></p>
<p><span>Matematikçi kendinden emin cevaplar: </span></p>
<p><span>&#8220;Evet, kesin dört!&#8221; </span></p>
<p><span>Matematikçi çıkar ve ekonomist odaya girer. Bu sefer görüşmeci ayni soruyu ekonomiste yöneltir. Ekonomist yanitlar: </span></p>
<p><span>&#8220;Ortalama dört eder, yüzde 10 asağıya veya yukari oynayabilir, ama ortalama dört eder!&#8221;</span></p>
<p><span>Ekonomist de çıkar, muhasebeci odaya girer, aynı soru ona da sorulur. Muhasebeci ayağa kalkar, kapıyı kilitler, panjurları indirir ve görüşmecinin kulağına eğilerek sorar: </span></p>
<p><span>&#8220;Kaç etsin istersiniz?&#8221;</span></div>
<div><img src="https://blogger.googleusercontent.com/tracker/623755310971136741-3951813248530136242?l=makalenet.blogspot.com" alt="" width="1" height="1" /></div>
<img src="http://egitimcihaber.net/bosvakit/?ak_action=api_record_view&id=3422&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/fikra/iki-kere-iki.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kalbini taşla ezdin</title>
		<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/siir-okunasi/kalbini-tasla-ezdin.html</link>
		<comments>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/siir-okunasi/kalbini-tasla-ezdin.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Nov 2009 02:30:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mizah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimcihaber.net/bosvakit/?p=3432</guid>
		<description><![CDATA[kalbini taşla ezdin yanlışlıkla bir hayvanı öldüren tekerlek gibi şimdi etrafına bakıyorsun anladın yeryüzündeki yalnızlığını yırtılmış mektuplar rüzgara savrulduğunda kedere de boyun eğersin aslında şimdi de kendi vahşetine boyun eğ aşkla besleyip bir palavra büyüttün sırtının üstünde birinin kaybettiği değildi bulduğun onu tanıyamaz oldun herkesi haklı yaptın haksızlığın o kadar büyüktü ruhumu saran sessizliğe seni [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>kalbini taşla ezdin</div>
<div>yanlışlıkla bir hayvanı öldüren tekerlek gibi</div>
<div>şimdi etrafına bakıyorsun</div>
<div>anladın yeryüzündeki yalnızlığını</div>
<div>yırtılmış mektuplar rüzgara savrulduğunda</div>
<div>kedere de boyun eğersin aslında</div>
<div>şimdi de kendi vahşetine boyun eğ</div>
<div>aşkla besleyip bir palavra büyüttün sırtının üstünde</div>
<div>birinin kaybettiği değildi bulduğun</div>
<div>onu tanıyamaz oldun</div>
<div>herkesi haklı yaptın</div>
<div>haksızlığın o kadar büyüktü</div>
<div></div>
<div>ruhumu saran sessizliğe seni nasıl bağışlatacağım</div>
<div>kalbi olmayan bu bedenin üstünde</div>
<div>tanınmaz olana dek devam edecek</div>
<div></div>
<div>bu işkence&#8230;.</div>
<div></div>
<div>u.u</div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div></div>
<div><img src="https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1616601254973982472-6258355834142668061?l=eternaltoflyhigh.blogspot.com" alt="" width="1" height="1" /></div>
<img src="http://egitimcihaber.net/bosvakit/?ak_action=api_record_view&id=3432&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/siir-okunasi/kalbini-tasla-ezdin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

