<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Boş Zaman Eğlencesi</title>
	<atom:link href="http://egitimcihaber.net/bosvakit/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 25 Feb 2010 22:12:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Türklere Vize Uygulamayan Ülkeler</title>
		<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit/gezi-tatil/turklere-vize-uygulamayan-ulkeler.html</link>
		<comments>http://egitimcihaber.net/bosvakit/gezi-tatil/turklere-vize-uygulamayan-ulkeler.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Dec 2009 04:57:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi-Tatil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimcihaber.net/bosvakit/?p=3732</guid>
		<description><![CDATA[Şu anda görünen 55 ülke var. Vize için hep insanın özgürlüğüne vurulmuş bir kelepçe olarak baktım. Düşünsenize aynı dünyada yaşıyoruz ve bu dünya hepimizin ama sizin 3 km ötenizdeki toprağa basma hakkınız yok. İllede basmak mı istiyorsunuz bunun için varsa tabi, eviniz, arabanız, maaş göstergeniz, banka hesaplarınızı konsolosluğa sunmak zorundasınız. Buda ayrı bir konu, benim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şu anda görünen 55 ülke var. Vize için hep insanın özgürlüğüne vurulmuş bir kelepçe olarak baktım. Düşünsenize aynı dünyada yaşıyoruz ve bu dünya hepimizin ama sizin 3 km ötenizdeki toprağa basma hakkınız yok. İllede basmak mı istiyorsunuz bunun için varsa tabi, eviniz, arabanız, maaş göstergeniz, banka hesaplarınızı konsolosluğa sunmak zorundasınız. Buda ayrı bir konu, benim bankada param varmı yokmu en yakınım bile bilmezken, bu konu konsolosluk tarafından didik didik ediliyor. Buda bana özel hayata saygısızlık gibi geliyor. Kıasacası vize işlerini hiç sevmiyorum tüm insanalar özgürce istediği toprağı çiğneyip istediği yerde yaşama hakkına sahip olmalı yeryüzünde. Birgün özgürce alıp başınızı gitmek isterseniz özgürlüğünüzün sınırları aşağıdaki ülkelere kadar bileseniz…</p>
<ol>
<li>Antigua-Barbuda,</li>
<li>Arjantin,</li>
<li>Arnavutluk,</li>
<li>Bahamalar,</li>
<li>Barbados,</li>
<li>Belize,</li>
<li>Bolivya,</li>
<li>Bosna-Hersek,</li>
<li>Brezilya,</li>
<li>Ekvador,</li>
<li>El Salvador,</li>
<li>Fas,</li>
<li>Fiji,</li>
<li>Filipinler,</li>
<li>Guetemala,</li>
<li>Güney Afrika Cumhuriyeti,</li>
<li>Gürcistan,</li>
<li>Haiti,</li>
<li>Hırvatistan,</li>
<li>Honduras,</li>
<li>Hong Kong,</li>
<li>İran,</li>
<li>Jamaika,</li>
<li>Japonya,</li>
<li>Karadağ,</li>
<li>Kazakistan,</li>
<li>Kırgızistan,</li>
<li>Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti,</li>
<li>Kolombiya,</li>
<li>Kore Cumhuriyeti (Güney Kore),</li>
<li>Kosova,</li>
<li>Kosta Rika,</li>
<li>Libya,</li>
<li>Makau Özel İdare Bölgesi,</li>
<li>Makedonya,</li>
<li>Maldivler,</li>
<li>Malezya,</li>
<li>Mauritus,</li>
<li>Nikaragua,</li>
<li>Palau Cumhuriyeti,</li>
<li>Paraguay,</li>
<li>St. Vincent-Grenadines,</li>
<li>Singapur,</li>
<li>Solomon Adaları,</li>
<li>Sri Lanka,</li>
<li>Suriye,</li>
<li>Svaziland,</li>
<li>Şili,</li>
<li>Tayland,</li>
<li>Trinidad-Tobago,</li>
<li>Tunus,</li>
<li>Tuvalu,</li>
<li>Uruguay,</li>
<li>Ürdün,</li>
<li>Venezuela.</li>
</ol>
<p><strong>AZGEZMİŞ</strong></p>
<img src="http://egitimcihaber.net/bosvakit/?ak_action=api_record_view&id=3732&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimcihaber.net/bosvakit/gezi-tatil/turklere-vize-uygulamayan-ulkeler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>google sözcüğünün anlamı</title>
		<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/ilginc-bilgi/google-sozcugunun-anlami.html</link>
		<comments>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/ilginc-bilgi/google-sozcugunun-anlami.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 09 Dec 2009 02:56:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[İlginç Bilgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimcihaber.net/bosvakit/?p=3730</guid>
		<description><![CDATA[Google, googol sözcüğünün üzerinde oynanmasıyla ortaya çıkmıştır. Edward Kasner ABD&#8217;li matematikçinin yeğeni Milton Sorotta tarafından üretilmiş olan &#8220;googol&#8221; sözcüğü, 1 ve onun ardından 100 sıfırın gelmesiyle oluşan sayıyı (10100) belirten matematiksel bir terimdir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.teknokampus.com/upload/resimler1/277096684624450google.jpg" alt="" width="500" height="333" /></p>
<p>Google, googol sözcüğünün üzerinde oynanmasıyla ortaya çıkmıştır. Edward Kasner ABD&#8217;li matematikçinin yeğeni Milton Sorotta tarafından üretilmiş olan &#8220;googol&#8221; sözcüğü, 1 ve onun ardından 100 sıfırın gelmesiyle oluşan sayıyı (10100) belirten matematiksel bir terimdir.</p>
<img src="http://egitimcihaber.net/bosvakit/?ak_action=api_record_view&id=3730&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/ilginc-bilgi/google-sozcugunun-anlami.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DEVRİM OTOMOBİLLERİ</title>
		<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit/otomobil/devrim-otomobilleri.html</link>
		<comments>http://egitimcihaber.net/bosvakit/otomobil/devrim-otomobilleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Dec 2009 12:51:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mizah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Otomobil]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimcihaber.net/bosvakit/?p=3712</guid>
		<description><![CDATA[Devrim Otomobili&#8217;yle ilgili yapılan ilk ve tek sinema. Tarihe ışık tutuyor. (Daha önceleri çekilmeliydi.) Bu sinemada emeği geçenleri kutlamak gerek.. DEVRİM İle İlgili Bir Kitap&#8230; YARIM KALAN DEVRİM RÜYASI Muhittin Şimşek Devrim otomobillerinin gerçek öyküsü, anlamı, arka planında yaşananlar, bu kitabın konusu. Kitapta sadece Devrim otomobillerinin öyküsü anlatılmıyor. Nuri Demirağ&#8217;ın uçak fabrikasının atıl hale getirilmesi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><strong><span>Devrim Otomobili&#8217;yle ilgili yapılan ilk ve tek sinema.</span></strong></div>
<div><strong><span>Tarihe ışık tutuyor.</span></strong></div>
<div><strong><span>(Daha önceleri çekilmeliydi.)</span></strong></div>
<div><strong><span><a href="http://www.devrimarabalari.com/">Bu sinemada emeği geçenleri kutlamak gerek..</a></span></strong><br />
<a href="http://2.bp.blogspot.com/_XZqqJWuUoZA/Sxocute_e_I/AAAAAAAABzA/7I9mdTzSDso/s1600-h/2s9av77.jpg"><img src="http://2.bp.blogspot.com/_XZqqJWuUoZA/Sxocute_e_I/AAAAAAAABzA/7I9mdTzSDso/s400/2s9av77.jpg" border="0" alt="" /></a><br />
<a href="http://1.bp.blogspot.com/_XZqqJWuUoZA/SxobpMbwPZI/AAAAAAAABy4/zEsEvudQKhE/s1600-h/devrimmmmm.jpg"><img src="http://1.bp.blogspot.com/_XZqqJWuUoZA/SxobpMbwPZI/AAAAAAAABy4/zEsEvudQKhE/s400/devrimmmmm.jpg" border="0" alt="" /></a><br />
<a href="http://2.bp.blogspot.com/_XZqqJWuUoZA/Sxobj3uurJI/AAAAAAAAByw/dr58k1jhaKw/s1600-h/devrim1.jpg"><img src="http://2.bp.blogspot.com/_XZqqJWuUoZA/Sxobj3uurJI/AAAAAAAAByw/dr58k1jhaKw/s400/devrim1.jpg" border="0" alt="" /></a></p>
<div><strong><span>DEVRİM İle İlgili Bir Kitap&#8230; </span></strong></div>
<p><strong><span></p>
<div>YARIM KALAN DEVRİM RÜYASI<br />
Muhittin Şimşek<br />
Devrim otomobillerinin gerçek öyküsü,<br />
anlamı,<br />
arka planında yaşananlar, bu kitabın konusu.<br />
Kitapta sadece Devrim otomobillerinin öyküsü anlatılmıyor.<br />
Nuri Demirağ&#8217;ın uçak fabrikasının atıl hale getirilmesi,<br />
Etimesgut Uçak Fabrikası&#8217;nın traktör fabrikasına dönüştürülmesi,<br />
Raybus Projesinin baltalanması gibi örneklerle gerçekleştirilmesi gerekli olan</div>
<div>Türk Sanayi Devrimini engelleme zihniyeti de belgeleriyle ortaya konuyor.<br />
(Tanıtım Yazısından)<br />
www.alfakitap.com</div>
<p></span></strong></p>
<p><a href="http://1.bp.blogspot.com/_XZqqJWuUoZA/Sxk0P_FSDEI/AAAAAAAAByo/CowVuNfjdoY/s1600-h/devrimani.gif"><img src="http://1.bp.blogspot.com/_XZqqJWuUoZA/Sxk0P_FSDEI/AAAAAAAAByo/CowVuNfjdoY/s400/devrimani.gif" border="0" alt="" /></a></p>
<div><a href="http://4.bp.blogspot.com/_XZqqJWuUoZA/SxkvFBLQADI/AAAAAAAAByg/X8etb0nPh50/s1600-h/1961devrim.jpg"><img src="http://4.bp.blogspot.com/_XZqqJWuUoZA/SxkvFBLQADI/AAAAAAAAByg/X8etb0nPh50/s400/1961devrim.jpg" border="0" alt="" /></a> <a href="http://www.tulomsas.com.tr/"></a></div>
<div>İLK TÜRK OTOMOBİLİ DEVRİM İN TEKNİK ÖZELLİKLERİ</div>
<div>
<div>OTOMOBİLİN AĞIRLIĞI 1250 KG</div>
<div>MOTOR TİPİ A4L</div>
<div>MOTOR DEVRİ 3600 D/DK SİLİNDİR SAYISI 4 SİLİNDİR ÇAPI 81 MM GÜÇ 50 HP KARAKTERİSTİK 4 ZAMANLI, SU SOĞUTMALI,YANDAN SÜBAPLI, BASINÇLI YAĞLAMA. İMAL SÜRESİ ve TARİHİ 4,5 AY 1961</div>
<div>İMAL YERİ ESKİŞEHİR DEMİRYOLU FAB. ÜRETİM SAYISI 4</div>
</div>
</div>
<div><img src="https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5373828611158350845-8394746526649657978?l=otolist.blogspot.com" alt="" width="1" height="1" /></div>
<img src="http://egitimcihaber.net/bosvakit/?ak_action=api_record_view&id=3712&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimcihaber.net/bosvakit/otomobil/devrim-otomobilleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dünya Sizin İçin Yaratılmış Olabilir</title>
		<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit/izlenesi/video/dunya-sizin-icin-yaratilmis-olabilir.html</link>
		<comments>http://egitimcihaber.net/bosvakit/izlenesi/video/dunya-sizin-icin-yaratilmis-olabilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Dec 2009 06:32:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimcihaber.net/bosvakit/?p=3624</guid>
		<description><![CDATA[[dailymotion]http://www.dailymotion.com/video/xaoalg_dunya-sizin-icin-yapylmyy-olabilir_lifestyle[/dailymotion]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>[dailymotion]http://www.dailymotion.com/video/xaoalg_dunya-sizin-icin-yapylmyy-olabilir_lifestyle[/dailymotion]</p>
<img src="http://egitimcihaber.net/bosvakit/?ak_action=api_record_view&id=3624&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimcihaber.net/bosvakit/izlenesi/video/dunya-sizin-icin-yaratilmis-olabilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ÖLMEDEN ÖNCE YAZILDI</title>
		<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit/sizden-gelenler/olmeden-once-yazildi.html</link>
		<comments>http://egitimcihaber.net/bosvakit/sizden-gelenler/olmeden-once-yazildi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 22:16:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mizah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimcihaber.net/bosvakit/?p=3603</guid>
		<description><![CDATA[Her şey apansız olurdu birden. Sokaklar boşalırdı. Görünmez kuytuluklar, çay içilen o salaş mekanlar tılsımını yitirirdi. Sanki herkes bırakıp gitmiş de ben bir başıma kalmışım. Öyle gelirdi. Büyü bozulurdu; anlam bir anda uçup giderdi. Karanlık bastıkça yüreğime kasvet çörekleniyordu. Bir şeyleri için için öldürüyorduk. Ama bütün bunlara nasıl inanabilrdim ki! Bütün bunları nasıl kabullenebilirdim! Yaşadıklarımız, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://farm3.static.flickr.com/2669/4153389015_ca07ea53ac_o.jpg" alt="" /><br />
<span>Her şey apansız olurdu birden. Sokaklar boşalırdı. Görünmez kuytuluklar, çay içilen o salaş mekanlar tılsımını yitirirdi. Sanki herkes bırakıp gitmiş de ben bir başıma kalmışım. Öyle gelirdi. Büyü bozulurdu; anlam bir anda uçup giderdi.<br />
Karanlık bastıkça yüreğime kasvet çörekleniyordu. Bir şeyleri için için öldürüyorduk. Ama bütün bunlara nasıl inanabilrdim ki! Bütün bunları nasıl kabullenebilirdim! Yaşadıklarımız, eğreti bir gerçeklikten başka bir şey değildi. Hayatın anlamı sözcüklerde değildi. Ve bu, daha ne kadar sürebilirdi?<br />
Bütün bunları yaşamamız için bir neden var mıydı? Konuşmadıklarımız mı? Belki, konuşmaya çalışıp da bir türlü toparlayamadığımız, hep yoksaydığımız, sahipsiz<br />
bıraktığımız&#8230;kayıtsızlıklarımız, burun kıvırmalarımız&#8230;hepsi&#8230; her şey! -sen de bütün bunları içinden geçiriyor musun?<br />
Bense, artık bundan sonra&#8230; aramam&#8230; dönmem&#8230; -bir intihar gibi geçirmiştim içimden. Öyle de oldu. Yaşadığımız her şeyden tiksindim sonunda. Şimdi hala o uçsuz bucaksız odada mısın? Hala yürüyor mu üstüne duvarlar ? Jaluzilerin aralıklarından güneşler dökülüyor mu içeri? Ben yaşadıklarımızın bu kadar anlamsız olabileceğine hiç bir zaman inanmamıştım. Ben böyle ayrılacağımızı asla düşünmemiştim. Ama, belki de hep böyle oldu.<br />
Böyleydi. Hep böyle olmuştu. Sevgiyle başlayan her şey sonunda onulmaz bir acıya dönüşür ve sonra, geride bıraktığımız onca aşk, dostluk, arkadaşlık&#8230;içimizi acıtıp dururdu. Sonra sabah olurdu&#8230; Sabah acımasız bir karanlık olarak çıkagelirdi&#8230;Gündelik tedirginlikler, beyhude korkularımız, bencilliklerimiz, gereksiz gururumuz&#8230;gün ışığının ışıksızlığında ayaklanırdı. Hiç bir şey de küllenmezdi oysa! Victoria hastaydı, ölüyordu. Ve ölüm döşeğinde yazıyordu mektubunu: &#8220;Şimdi artık bir daha sizi hiç göremeyeceğim; &#8230;hayata veda etmekten başka hiç bir şey yapmadığımı düşünmek ne garip.&#8221;<br />
Johannes&#8221;e yazılmış mektup kahredici bir pişmanlığın iniltileriyle yüklüdür artık. &#8220;Siz bu mektubu okurken ben ölmüş olacağım. Şimdi her şey bana öyle garip geliyor ki, artık sizden utanmıyor, sanki artık hiç bir engel yokmuş gibi size bu satırları yazıyorum. Eskiden hiç hasta değilken, size yazmaktansa, gece gündüz acı çekmeyi tercih ederdim. Şimdi ölümüm yakındır, artık böyle<br />
düşünüyorum.&#8221;<br />
Güz geliyordu.<br />
Gökyüzünde toplanan simsiyah bulutlar, artık her şeyin geride kaldığını, sararıp solduğunu, bundan böyle yağmurlardan ve fırtınadan başka hiç bir şeyin yaşanmayacağını&#8230;bir efsun&#8230;bir büyücü gibi&#8230;kırıp döktüğümüz&#8230;un ufak ettiğimiz ne varsa&#8230;-durup dinlemiştim! Birazdan ayrılacaktık&#8230;Birazdan her şey bitecekti&#8230;Dudaklarımızdan onarma adına tek bir sözcük bile<br />
dökülmeyecektir.İşte, sonunda, Victoria da ölmüştü!<br />
Anlam sözcüklerde değildi. Anlam sesimizin bir tınısında, farkında olmadan yaptığımız bir davranışta, hep içe attıklarımızdaydı. Anlam hiç söylenmeyenlerdeydi ve belki de, hiç söylenmeyecek olanda.<br />
&#8220;&#8230;sizi ne tarifsiz bir sevgiyle sevdiğimi göstermediğime şimdi öyle pişmanım ki.&#8221;<br />
Yağmur yağıyordu. Yine sisler, buğular içindeydi her şey. Her şey de birbirine karışıyordu.Sanki yine bir maskeli balodan çıkmış, gözyaşlarını çağrıştıran kahkahaları geride bırakmış, yalancı ışıkların altından geçerek denize doğru yürüyordum. Ve bütün bunları yaşayıp yaşamadığımı, bütün bunların birer yanılsama olup olmadığını&#8230; kendi kendime, belki de boşyere sorup<br />
duruyordum.<br />
Ama arada bir, uzaklardan, çok uzaklardan&#8230;belli belirsiz bir ses duyduğum oluyor. O ses kayalıklarda patlayan hırçın dalgaların sesine karşıyor ve gitgide duyulmaz oluyor.Victoria, geri dön!</p>
<p></span></p>
<div><img src="https://blogger.googleusercontent.com/tracker/623755310971136741-8915654112172415762?l=makalenet.blogspot.com" alt="" width="1" height="1" /></div>
<img src="http://egitimcihaber.net/bosvakit/?ak_action=api_record_view&id=3603&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimcihaber.net/bosvakit/sizden-gelenler/olmeden-once-yazildi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AŞKTA YARIN YOKTUR</title>
		<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit/sizden-gelenler/askta-yarin-yoktur.html</link>
		<comments>http://egitimcihaber.net/bosvakit/sizden-gelenler/askta-yarin-yoktur.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 22:09:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mizah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimcihaber.net/bosvakit/?p=3602</guid>
		<description><![CDATA[Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur&#8230; Aşkta yarın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span>Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir<br />
ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur&#8230;<br />
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.<br />
Hindistan&#8221;da Ganj Nehri&#8221;nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de&#8230; Newyork&#8221;ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de&#8230;<br />
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan&#8230;<br />
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye&#8230;<br />
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da&#8230; Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya&#8230;<br />
İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır. Kimselere veremez sevgisini, kimselere kendini anlatamaz, evlere kapanır&#8230; Bazen denizler, kıyılar çeker insanı. İnsan bu kapılmayı anlayamaz, oysa çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu. Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devredilir başka insanlara&#8230; Bir insanın yaptığı bir hatanın tüm insanlara yayılması gibi&#8230;<br />
İşte şimdi biz de sevgili, ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp, soluğu evlerde alacağız, ya da denizler, kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının korkaklığını taşıyorsak, başkaları da bizim korkaklığımızı taşıyacak, yenilgimizi, umutsuzluğumuzu&#8230;<br />
Birazdan sabah olacak&#8230;<br />
Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular başlayacak&#8230; Bunlar varsa ve bizim için geçerliyse aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım&#8230;<br />
Hadi güne hazırlan. Yaşadıklarımızı unutmaya çalış. Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, o yaban ağrısını geri alacak. Bunlar olurken içimiz bir an çok üşüyecek, sonra geçecek&#8230;<br />
Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak&#8230;<br />
Aşkta yarın yoktur sevgili.</span></p>
<div><img src="https://blogger.googleusercontent.com/tracker/623755310971136741-3219154190326211100?l=makalenet.blogspot.com" alt="" width="1" height="1" /></div>
<img src="http://egitimcihaber.net/bosvakit/?ak_action=api_record_view&id=3602&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimcihaber.net/bosvakit/sizden-gelenler/askta-yarin-yoktur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>AŞKIN RÜYASI</title>
		<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit/sizden-gelenler/askin-ruyasi.html</link>
		<comments>http://egitimcihaber.net/bosvakit/sizden-gelenler/askin-ruyasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 22:08:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mizah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimcihaber.net/bosvakit/?p=3601</guid>
		<description><![CDATA[Aradan uzun bir zaman geçmiş ne kadar geçtiği meçhul…Benmi duyuyorum yoksa birisimi haber veriyor yada sen mi çağırıyorsun onuda hatırlamıyorum, ve biliyorumki zor durumlarında, aklın neye hizmet ederse kendine bırakırsın zorları ve kimseyle paylaşmassın . İhtimal ben duyup geliyorum sana , duyduğumda şeyde ne ! ; senin zor bir durumda çaresiz olduğun gibi sanki öyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://statenislandusa.com/images/b_garden.jpg" alt="" width="500" height="329" /></p>
<p><span>Aradan uzun bir zaman geçmiş ne kadar geçtiği meçhul…Benmi duyuyorum yoksa birisimi haber veriyor yada sen mi çağırıyorsun onuda hatırlamıyorum, ve biliyorumki zor durumlarında, aklın neye hizmet ederse kendine bırakırsın zorları ve kimseyle paylaşmassın . İhtimal ben duyup geliyorum sana , duyduğumda şeyde ne ! ; senin zor bir durumda çaresiz olduğun gibi sanki öyle bir şey … Aradan belki on belki beşyıl geçmiş daha fazla değil .. ben vefasızım ya aramıyorum sende hiç aramamışsın. Çocuklar gibi önce o arasın ,o niye aramıyor teraneleri&#8230;</span></p>
<p><span><br />
Yani o uzun süre zarfında hiç görüşmemişiz. Ve ben yolları çok iyi bilir gibi geliyorum ,Aklımda geçmişin izleri; capcanlı görüntün ,bulaşıcı gülüşün , Benim asılmalarıma tatlısert sınırların ….benden kaçışların sanki hissetmiyorum.bal gibi anlıyorum&#8230;hele beni odada yalnızken istemediğin zamanlar bile aklımda &#8230;Ve ben seni her zaman hatırladım mutlu bir gülümsemeyle.Mutlu olmanı diledim hep. Her şeye rağmen…&#8230; sona yaklaşan beraberliğimizin son görüşmelerin birinde hiç olmassa kardeşliğimi sundum sana , en çaresiz en zor hissettiğin gününde kanımla canımla yanında olmak için…. Ve gideceğin gün bilerek bulunmamıştım dairede. Hep diyoruz ya geçerli sebeplerim var diye…onun gibi işte&#8230;</span></p>
<p>Bir bahçenin içerisine giriyorum ,yerde taş karoların kenarlarını otlar sarmış ,Bahçenin bir zamanlar çok güzel bir bahçe olduğu belli ancak şimdi bakımsız bir orman gibi…Önümde 2 katlı bir ev sanki ahşap gibi yada öyle gösterilmeye çalışılmış.Bu yoldan geçiyorum ama hiçbir şeye takılmıyorum sanki yüzüyormuyum yolda uçuyormuyum.öyle süzülerek gidiyorum işte.Evin önünde bir kalabalık var hepside bayan . Enteresan bişey hepsinin kıyafetlerinin aynı olduğunu hatırlıyorum .Bana boş bakıyorlar bakışlarından yorum uydurmaya çalışıyorum iyi bir şey gelmiyor aklıma yalnızca düz ve boş bir bakışlar. Aynı şekilde ikinci kata çıkan merdivenin her bir basamağına dizilmişler.Bende senin kaldığın odayı sanki biliyormuşum doğruca basamaklardan yukarı çıkıyorum.Boş bakışlı bayanlar eski uzun kapılar var ya öyle bir kapının yanına dizili vaziyetteler. Ne varsa o kapının arkasında var….Erkeklerin kalbi dukkan derdiniz. Ben ne dukkanı dükkan olarak düzeltebildim nede benim kalbim dukkan .. ben yalnızca aradım… Gerçek yada bulduğumu sandığım serapların peşinden gittim ..Bazende bulduğumu hissettiğim anda kendim serap oldum elleri kolları bağlı ifadelerinin sonunu getiremeyen….</p>
<p>Kapıdan giriyorum beyaz yatağın içinde sarı bir gecelikle ordasın, biraz zayıflamışsın, solgunsun , yine güzelsin, yine muhteşem görünüyorsun. Bakışlarında yine aynı sevecenlik var ama birazda pişmanlık, doğrulmaya çalışıyorsun yatakta …Geçmiş yılların bütün bedellerini ifade eden şu sözü söylüyorsun kırık ve kısık bir sesle ;-keşke…… gelmiş geçmiş zamanlar içerisinde hayatımın yörüngesini şaşırtan sana ; Şimdi ve şimdiden sonraki zamanlarımız var. Kalk ve silkin üzerindeki ağırlıkları diyorum ve gidiyoruz . Allah Allah kapıdan çıkmıyoruz ama ne ev var ne yatak .Sende bende yokuz ama varız.Varız. Bu defa bedensiz varız. Ve Her yerdeyiz. Sürekli öpüşen dalgayla sahil gibi , Bulutla rüzgar gibi, Yağmurla toprak gibi , Arıyla çiçek gibi ,İki aşığın vuslatında karışan nefesleri gibi.</p>
<div><img src="https://blogger.googleusercontent.com/tracker/623755310971136741-3027010582130108890?l=makalenet.blogspot.com" alt="" width="1" height="1" /></div>
<img src="http://egitimcihaber.net/bosvakit/?ak_action=api_record_view&id=3601&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimcihaber.net/bosvakit/sizden-gelenler/askin-ruyasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Birine sevginizin tümünü sunmak</title>
		<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit/sizden-gelenler/birine-sevginizin-tumunu-sunmak.html</link>
		<comments>http://egitimcihaber.net/bosvakit/sizden-gelenler/birine-sevginizin-tumunu-sunmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 22:05:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mizah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sizden Gelenler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimcihaber.net/bosvakit/?p=3600</guid>
		<description><![CDATA[Birine sevginizin tümünü sunmak, Asla sizi de ayni sekilde seveceginin garantisi degildir. Sevgiye karsilik beklemeyin; Sadece sevginin karsidakinin kalbinde büyümesini bekleyin; fakat olmazsa da, sizin kalbinizde büyüdügüne emin olun. Birine çarpilmak için bir an yeterlidir, birinden hoslanmak bir saat, ve birini sevmek içinde bir gün yeterlidir, ama birini unutmak ise bir ömür sürer. Görünüse aldanmayin; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone" src="http://www.tiyatrodunyasi.com/galeri/resim_130209-2.jpg" alt="" width="301" height="400" /></p>
<p>Birine sevginizin tümünü sunmak, Asla sizi de ayni sekilde seveceginin garantisi degildir.</p>
<p><span>Sevgiye karsilik beklemeyin; Sadece sevginin karsidakinin kalbinde büyümesini bekleyin; fakat olmazsa da, sizin kalbinizde büyüdügüne emin olun. </span></p>
<p><span>Birine çarpilmak için bir an yeterlidir, birinden hoslanmak bir saat, ve birini sevmek içinde bir gün yeterlidir, ama birini unutmak ise bir ömür sürer.<br />
Görünüse aldanmayin; kandirici olabilir. Zenginlige aldanmayin; yok olur gidebilir. Sizi güldüren birini seçin çünkü karanlik bir günü aydinlatan sey bir gülümsemedir.Kalbinizi gülümsetebilen birini bulun. </span></p>
<p><span>Öyle zamanlar vardir ki, bazen birini öylesine çok özlersiniz ki, onu hayallerinizden çikarip, gerçek hayatta kucaklamak istersiniz. Hayal etmek istediginiz seyi hayal edin, gitmek istediginiz yere gidin, olmak istediginiz kisi olun, çünkü yasayabileceginiz tek bir hayatiniz var ve tüm bunlari yapabilmek için tek bir sansiniz. </span></p>
<p><span>Sizi tatli kilacak kadar yeterli mutlulugunuz olsun, güçlü kilacak kadar aci deneyiminiz, insan kilacak kadar üzüntünüz, ve sizi mutlu kilmaya yetecek kadar umudunuz olsun. </span></p>
<p><span>Daima kendinizi baskalarinin ayakkabilarina koyun.Eger ayaklariniz aciyorsa, o kisininkiler de aciyordur. </span></p>
<p><span>En mutlu kisiler, herseyin en iyisine sahip olanlar degildir, onlar karsilarina çikan herseyin degerini en iyi bilenlerdir. </span></p>
<p><span>Mutluluk, aglayanlar, incinenler, arastirma yapanlar, ve çabalayanlar için vardir, çünkü böyle insanlar hayatlarina giren her insanin önemini takdir edenlerdir. </span></p>
<p><span>Ask bir gülücük ile baslar, bir öpücük ile gelisir, ve bir gözyasi ile son bulur. </span></p>
<p><span>En parlak gelecek, unutulmus bir geçmisin üstünde yükselir, geçmisinizdeki kalp kirikliklarini ve hatalari silmezseniz hayatin içinde ilerleme sansiniz olmaz. </span></p>
<p><span>SEVİN.. SEVİN.. SEVİN.. HİÇBİRŞEYİ VE HİÇKİMSEYİ DÜŞÜNMEDEN SEVİN.. SEVGİNİZİ, SEVDİĞİNİZİ ELDE ETMEK İÇİN HER YOLU DENEYİN. BİRGÜN HERŞEY ÇOK GEÇ OLABİLİR. UNUTMAYIN!</span></p>
<p><span>SANDALYENİZ BOŞ KALSIN AMA YÜREĞİNİZ ASLA BOŞ </span></p>
<div><img src="https://blogger.googleusercontent.com/tracker/623755310971136741-62910395479357818?l=makalenet.blogspot.com" alt="" width="1" height="1" /></div>
<img src="http://egitimcihaber.net/bosvakit/?ak_action=api_record_view&id=3600&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimcihaber.net/bosvakit/sizden-gelenler/birine-sevginizin-tumunu-sunmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>virgülü kayıp,noktası kaln puntolu sevda taşıyorum</title>
		<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/siir-okunasi/virgulu-kayipnoktasi-kaln-puntolu-sevda-tasiyorum.html</link>
		<comments>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/siir-okunasi/virgulu-kayipnoktasi-kaln-puntolu-sevda-tasiyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 22:02:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mizah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimcihaber.net/bosvakit/?p=3598</guid>
		<description><![CDATA[Sükûtumun baş-harfi, Elemlerimin cümle hecesi! Adın dokununca içime, Yüreğim cevap/sızlanıyor&#8230; Sancılı g(s)öz/yaşı vardiyalarımda, Kirpiğime takılan hüzünler, Ovaladıkça g(s)özyaşlarıma batıyor&#8230; Hergün kaçak bindiğim seferlerde, Senden bana dönemiyorum! Omuzladığım can kırıklarım, ellerimde sızlıyor&#8230; An be an yeni bir acıya doğrulup, Çöküyorum dizüstü ölümlere!. Virgülü kayıp, Noktası kalın puntolu bir sevda taşıyor ceplerinden.. Bense kefenle(ye)miyorum heceleri! Recmettiğin seslerinin, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://img268.imageshack.us/img268/2668/across.jpg" alt="" /></p>
<p><span><em> </em><span><em>Sükûtumun baş-harfi,<br />
Elemlerimin cümle hecesi!<br />
Adın dokununca içime,<br />
Yüreğim cevap/sızlanıyor&#8230;</em></span></p>
<p><em>Sancılı g(s)öz/yaşı vardiyalarımda,<br />
Kirpiğime takılan hüzünler,<br />
Ovaladıkça g(s)özyaşlarıma batıyor&#8230;</em></p>
<p><em>Hergün kaçak bindiğim seferlerde,<br />
Senden bana dönemiyorum!<br />
Omuzladığım can kırıklarım, ellerimde sızlıyor&#8230;</em></p>
<p><em>An be an yeni bir acıya doğrulup,<br />
Çöküyorum dizüstü ölümlere!.</em></p>
<p><em>Virgülü kayıp,<br />
Noktası kalın puntolu bir sevda taşıyor ceplerinden..</em></p>
<p><em>Bense kefenle(ye)miyorum heceleri!<br />
Recmettiğin seslerinin,<br />
Ardı sıra sus-a-mıyorum!<br />
Ağız dolusu çığlık biriktiriyorum!&#8230;</em></p>
<p><em>Her satır başı hüzünlerdesin,<br />
Silkelesemde dökülmüyorsun, satırlarımdan!</em></p>
<p><em>Düşlerimi giyotine kurban ettiğinden beri,<br />
Iraksak bir vuslatın provasındayım hala!</em></p>
<p><em>Gökyüzünün kirpiklerimden kaydığını hissediyorum..<br />
Ve üstüne düştüğümü devrik bir hayatın..<br />
Yitik ömrümün ücra köşelerinde,<br />
Adım başı hep sen varsın!</em></p>
<p><em>Acıya bulanmıs hüznümüzü<br />
Hep senle yuğuyorum yâr!<br />
Düş/tü, kırıldı zaman ellerimizde!<br />
Dağıldı, toplayamıyorum!<br />
Çıkmış rayından ömrümün sevinci,<br />
Neresinden çekersem çekeyim,<br />
Bu acıya bir sevinç yamayamıyorum!</em></p>
<p><em>Yine bir leyl sükûtunda yâr,<br />
Kuşan sevda sözlerini!<br />
Ellerinde güneşlerle,<br />
Eskisi gibi,<br />
Karanfil rengi düşlerinle gel!<br />
Söndür elemin nârını!!<br />
Ve topla cümle sözlerini,</em></p>
<p><em>İmlâsı bozuk düşüme,<br />
Değdir harflerini!<br />
Ver elini!<br />
Kan revan olsun gidişler!.<br />
Ver elini!<br />
&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.</em></p>
<p><em>Tut artık düşlerimin ellerinden!<br />
Ya da azat et!!<br />
Azat et beni kendinden!!&#8230;&#8230;</em></p>
<p></span></p>
<p><em> </em></p>
<div><img src="https://blogger.googleusercontent.com/tracker/623755310971136741-8221872125479907584?l=makalenet.blogspot.com" alt="" width="1" height="1" /></div>
<img src="http://egitimcihaber.net/bosvakit/?ak_action=api_record_view&id=3598&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/siir-okunasi/virgulu-kayipnoktasi-kaln-puntolu-sevda-tasiyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çayım,ince bellide HAYAT dolu olsun&#8230;</title>
		<link>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/hikayeler/cayimince-bellide-hayat-dolu-olsun.html</link>
		<comments>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/hikayeler/cayimince-bellide-hayat-dolu-olsun.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 22:01:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>mizah</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://egitimcihaber.net/bosvakit/?p=3597</guid>
		<description><![CDATA[O nun sesiyle irkildim.! - ne alırsın serpil? - çay - nasıl olsun çayın? (lüle olsun) - hayat dolu olsa olur mu? - çayın mı? - Hayır canım bardağın içi.! Birde mümkünse ince belli bardakta olsun. Anlamsız anlamsız gözlerime bakarak, kelimelerime kaba kaba basarak uzaklaştı salondan. O gelene kadar bir çok düşünce geçti gözlerimin önünden, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<table border="0" cellspacing="0" cellpadding="3" width="455" align="center">
<tbody>
<tr>
<td width="455" align="left"><img src="http://blog.haberturk.com/canneyler/Image/02122009132812Mavra__s_midnight_tea_by_ArmoireGrimoire.jpg" border="0" alt="" hspace="2" vspace="2" align="left" /><span><span>O nun sesiyle irkildim.!</span><span> </span></span></p>
<p><span><span>- ne alırsın serpil?<br />
- çay<br />
- nasıl olsun çayın? (lüle olsun)<br />
- hayat dolu olsa olur mu?<br />
- çayın mı?<br />
- Hayır canım barda</span><span>ğ</span><span>ın içi.! Birde mümkünse ince belli bardakta olsun.</span><span> </span></span></p>
<p><span><span>Anlamsız anlamsız gözlerime bakarak, kelimelerime kaba kaba basarak uzakla</span><span>ş</span><span>tı salondan.</span><span> </span></span></p>
<p><span><span>O gelene kadar bir çok dü</span><span>ş</span><span>ünce geçti gözlerimin önünden, arkasından.</span></span></p>
<p><span><span>Acaba çayımı doldururken neler neleeerr dü</span><span>ş</span><span>ünecekti aklından?</span></span></p>
<p><span><span>Bana çok güzel demlenmi</span><span>ş</span><span> bir hayat getiremeyecekti biliyorum,ama dü</span><span>ş</span><span>ündü</span><span>ğ</span><span>ü </span><span>ş</span><span>eyler masama tav</span><span>ş</span><span>an kanı olarak gelecekti. </span></span></p>
<p><span><span>İş</span><span>te çayımda geldi.Tela</span><span>ş</span><span>lı tela</span><span>ş</span><span>lı sordu.!</span></span></p>
<p><span><span>- Be</span><span>ğ</span></span><span><span>endin mi?<br />
- </span><span>İ</span><span>nce belliden çay içilirde be</span><span>ğ</span></span><span><span>enilmezmi canımcım ya?<br />
Hem hayat benimse “be</span><span>ğ</span><span>enmedim,hadi yenisi demle” deme lüksüne sahipmiyim ki?</span></span></p>
<p><span><span>Demli bir çay koyulu</span><span>ğ</span><span>undaki hayata uzandı dudaklarım usulca,korkarak. Dama</span><span>ğ</span><span>ımda buruk/acı bir tat bıraktı hayat.. </span></span></p>
<p><span><span>Çay barda</span><span>ğ</span><span>ında bırakılan dudak payı kadarmı</span><span>ş</span><span> ya hayat… </span></span></p>
<p><span><span>Bir hüptürükte çekersen içine yanarsın,yava</span><span>ş</span><span> içiyim dersen geç kalırsın her</span><span>ş</span><span>eye. </span></span></p>
<p><span><span>Sanıyorum bu yüzden hiç demlenememi</span><span>ş</span><span> sevdalar..… Yürekler her daim açık oca</span><span>ğ</span><span>ın üzerinde yanan çaydanlık durumunda kalmı</span><span>ş</span><span>..</span></span></p>
<p><span><span>Yanmaya meyilli yüreklerde beklesin  oca</span><span>ğ</span><span>ın ba</span><span>ş</span><span>ında..</span></span></p>
<p><span><span>İ</span><span>nce belli barda</span><span>ğ</span><span>ımda tav</span><span>ş</span><span>an kanı çayım bitti..</span></span></p>
<p><span><span>-Tekrar alabiliyir miyim,yanında da biraz dün olsun,mümkün mü?</span></span></p>
<p><span><span>-Kalmadı Serpilcim..!Dünler paketlenip gece yarılarılarında yeni günlerle de</span><span>ğ</span><span>i</span><span>ş</span><span>tiriliyor..!</span></span></p>
<p><span><span lang="IT">-Öyle mi?Peki,dedi</span><span lang="IT">ğ</span><span lang="IT">in gibi olsun..</span></span></p>
<p><span><span lang="IT">Paketlenen dünlerde takılı kaldım aklım..</span><span lang="IT">İş</span><span lang="IT">te bugün de bitiyor yava</span><span lang="IT">ş</span><span lang="IT"> yava</span><span lang="IT">ş</span><span lang="IT">,paketlenip yarına hazırlanacak..</span></span></p>
<p><span><span lang="IT">Yarının ayak seslerini duyuyor gibiyim,ama azıcık sesini azaltmak istiyorum&#8230;.</span></span></p>
<p><span><span lang="IT">Masada bo</span><span lang="IT">ş</span><span lang="IT">, ince belli bir bardak bırakıp,kapıdan çıkarken buruk bir gülümsemeyi onun suratına sürüyorum en renklisinden&#8230;</span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span></span></p>
<p><span><span lang="IT">Not: İnce belli bardakta, tavşan kanı gibi demli çayın eşliğinde okuyun..:) </span></span></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<div><img src="https://blogger.googleusercontent.com/tracker/623755310971136741-5331284476119071813?l=makalenet.blogspot.com" alt="" width="1" height="1" /></div>
<img src="http://egitimcihaber.net/bosvakit/?ak_action=api_record_view&id=3597&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://egitimcihaber.net/bosvakit/okunasi/hikayeler/cayimince-bellide-hayat-dolu-olsun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

