Posts tagged: Side

Kas 29 2009

Akdeniz Bölgesindeki Tarihi Eserler

Akdeniz Bölgesi

Akdeniz Bölgesi, adını komşu olduğu denizden alır. Genişliği 120-180 km. arasında değişen bir şerit halinde, batıda Köyceğiz dolaylarından başlayarak, doğuda Hatay ilinin bitim noktası olan Basit Burnu yakınına kadar uzanır. Yaklaşık 120.000 km2′lik yüzölçümüyle Türkiye’nin toplam yüzölçümünün yaklaşık %15′ini oluşturur. 2000 yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre bölgenin nüfusu 8.706.005′tir. 5.204.203 kişi kentlerde 3.501.802 kişi ise köylerde yaşamaktadır. Nüfus artış hızı ‰21.43 ile Türkiye ortalamasının üstündedir.

Çukurova, bölgenin en hızlı sanayileşen kesimidir. Aynı zamanda Türkiye’nin sanayi merkezlerindendir. Adana’daki çeşitli sanayi kolları (özellikle tekstil) yanında, Akdeniz Bölgesi’nin başlıca sanayi tesisleri arasında Mersin Petrol Rafinerisi (ATAŞ), İskenderun Süperfosfat ve Demir-Çelik Fabrikaları, ve Antalya Ferrokrom fabrikaları sayılabilir.

***”Yeryüzü Cenneti” Antalya..Antalya, doğal güzelliklerinin yanında, kültürel ve tarihi zenginlikleri ile de turistlerin ilgisini çeken bir kenttir. Her yıl birbiri ardına yüzlerce uçak Antalya Havalimanı’na turist getirmektedir. Bölgenin tarihi evrimi Paleolitik Devir’den (M.Ö. 50.000) günümüze kadar uzanır. M.Ö. 2. yüzyılda Bergama Kralı II. Attalos tarafından kurulduğu söylenen kentin doğusundaki Lara plajı ile batısındaki Konyaaltı plajı yüzmek için idealdir. Manavgat Şelalesi, Yukarı ve Aşağı Düden Şelaleleri, Kurşunlu Şelalesi, yatçılık cenneti Kekova, kış sporları merkezi Saklıkent, Güllük Dağı Milli Parkı ve bu park içinde yer alan antik dağ kenti Termessos ve Yontma Taş devri insanlarının yerleşim yeri olan Karain Mağarası, Antalya’nın yakın çevresindeki ilgi çekici yerler arasındadır.

Akdeniz’in en güzel tatil merkezlerinden olan Kemer, Antalya’nın batı sahilindedir. Her yıl Nisan ayında düzenlenen Kemer Karnavalı yöreye ayrı bir renk katar. Kemer’in güneyindeki Faselis, tarihi bir liman kentidir. Birbirinden güzel doğal koylara sahip olan Faselis kentinin çevresi ormanlarla kaplıdır. Faselis’in güneyinde ise tarihi Olimpos kenti yer alır. Kentteki harabeler defne ormanlarıyla çevrilidir. Olimpos’un kuzeyinde Çıralı adı verilen 300 m. yüksekliğinde kutsal bir alan bulunur. Buradaki kayaların arasından kendiliğinden çıkan gaz, havanın oksijeni ile birleşince yanmaktadır. Mitolojiye göre yanan alev, Likyalı kahraman Bellerofontes’in öldürdüğü canavarın ağzından çıkmaktadır.

Kurşunlu Şelalesi – ANTALYA

Aspendos Su Kemeri – ANTALYA

Finike, çevresindeki portakal bahçeleri ile tanınan bir tatil beldesidir. Finike’nin batısında ise Demre, tarihi ismiyle Myra bulunur. Dünya çocuklarının sempatik büyükbabası Noel Baba burada yaşamış ve hayata veda etmiştir. Mezarının bulunduğu yere yapılan kilise daha sonra Noel Baba Müzesi’ne dönüştürülmüştür. Her yıl Demre’de Noel Baba Festivali düzenlenmektedir.

Antalya’nın batı sahilindeki bir diğer tatil beldesi olan Kalkan, Avrupa Rönesansı’nı anımsatacak kadar güzel bir mimariye sahip otelleriyle tarihin, doğanın ve sanatın ihtişamını yansıtır. Kalkan çevresinde Türkiye’nin ve Avrupa’nın en uzun plajı olan Patara Plajı (22 km.) uzanır. Patara’nın kuzeyinde Likya’nın tarihi başkenti olan Xanthos ve yine Likya’nın kutsal kentlerinden biri olan Letoon yer alır. Daha kuzeyde ise Pınara ve Tlos gibi antik kentler bulunmaktadır. Bu kentler mimari konumlarıyla görülmeye değer güzelliktedir.

Noel Baba, Demre – ANTALYA

Yat Limanı – ANTALYA

***Pamfilya Bölgesi ve Aspendos.Antalya’nın doğusu tarihte Pamfilya Bölgesi olarak adlandırılmaktaydı. Sahillerinde uzun ve ince kumlu plajların yer aldığı bölge bugün tatil beldeleri, tarihi kentleri ve zirai alanlarıyla tanınmaktadır. Antalya’nın 18 km. doğusunda bulunan Perge antik kenti, ilk defa Hititler tarafından kurulmuştur. Kentteki mimari eserlerin çoğu Roma döneminden kalmadır. Tarihi yapılar arasında tiyatro, stadyum, kent kapıları, caddeler, agora ve hamamlar turistlerin ilgisini çeker. Antalya’ya 40 km. uzaklıkta bulunan Belek sahillerinde büyük ve modern tatil kompleksleri uzanır. Fıstık çamlarıyla kaplı olan Belek’te geniş alanları kaplayan uluslararası standartlardaki yeşil sahalarda golf oynamanın tadına doyulmaz.

Antalya’dan 50 km. uzaklıkta bulunan Aspendos antik kenti geçmişte Pamfilya Bölgesi’nin en önemli şehirlerinden biri idi. Kentteki en önemli mimari eser tiyatrodur. Mimar Zenon tarafından M.S. 2. yüzyılda yapılan tiyatro, Anadolu’nun en iyi korunan eski yapılardan biridir. 15.000 kişiyi alabilen Aspendos tiyatrosu, olağanüstü bir akustiğe sahiptir. Her yıl düzenlenen sanat festivali etkinlikleri çerçevesinde tiyatroda klasik konserler, operalar, baleler ve tiyatro eserleri sahnelenir. Aspendos aynı zamanda altın işleme ve mücevher kesim merkezidir.

Side, Türkiye’nin en önemli tarihi kentlerinden biridir. Antalya’nın 80 km. doğusunda küçük bir yarımada üzerinde yer alır. 25.000 kişilik tiyatrosu, bölgedeki tiyatroların en büyüğüdür. Hamam kalıntıları restore edilerek müze haline getirilmiştir. Apollo Mabedi, agora, anıtsal çeşmeler, surlar ve liman kalıntıları kentin en çok ziyaret edilen yerleri arasındadır.

Güzel plajlarıyla Alanya, ülkenin kentleşmiş tek tatil beldesidir. Modern Alanya, batı ve doğu sahilleri boyunca uzanır. Tarihi Alanya ise kentin tam ortasından Akdeniz’e doğru uzanan yarımadanın üzerinde yer alır. Selçuklu Devleti’nin kışlık başkenti olan Alanya’da Selçuklulardan kalma birçok tarihi eser bulunur.

Golf Tesisi, Belek – ANTALYA

Antik Tiyatro, Side – ANTALYA

***Göller Bölgesi..Akdeniz Bölgesi’nin başlıca gölleri batıdaki Göller Bölgesi’nde toplanır. Göller Bölgesi’nin ortasında yer alan Isparta ili nefis gül bahçeleri, gülyağı ve dünyaca ün yapmış halıları ile tanınır. Ülkenin en güzel göllerinden olan Eğirdir, Beyşehir gölünün bir kısmı ve Kovada gölleri Isparta’dadır. Eğirdir gölünün kuzeyinde antik kent Pisidian Antiocheia yer alır. Apollo Mabedi, Hamam, Aziz Paul Bazilikası, tiyatro ve su kemerleri antik kentte bulunan önemli eserlerdir. Kentin güneybatısında yer alan Gölcük krater gölüne ise gül bahçeleri arasından geçilerek gidilir.

Masmavi göllerin ili olan Burdur çevresinde 14 göl bulunmaktadır. Kentte yoğun olarak ziyaret edilen yerler arasında 597 m. uzunluğu ve içerisindeki dokuz adet gölüyle İnsuyu Mağarası, çevresinde ince kumlu plajların süslediği ve doğal güzellikleri ile tanınan Salda Gölü, Cibyra (Gölhisar) ve Sagalassos (Ağlasun) antik kentleri ile Kuruçay ve Hacılar Höyükleri bulunur.

***Pamuk Diyarının Büyük Şehri.Akdeniz Bölgesi’nin en büyük şehri Adana’dır. Toroslar’ın eteğinde, Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin suladığı pamuğu ile ünlü bereketli Çukurova’da kurulmuştur. Türkiye’de pamuk, pirinç, susam ve yerfıstığı en çok bu ilde yetiştirilir. Ekonomik bakımdan çok gelişmiş olan il, aynı zamanda büyük bir sanayi merkezidir. Özellikle tarım ürünlerine dayalı sanayi dalları da gelişmiştir. Kentin en önemli eseri, Seyhan nehri üzerinde İmparator Hadrian tarafından yaptırılan Taş Köprü’dür. Roma mozaik sanatının eşsiz örneklerini ise Misis ve Anavarza antik kentlerinde görmek mümkündür. Adana çevresindeki Yumurtalık ve Karataş da plajları ile tanınan tatil beldeleridir.

Alahan Manastırı – MERSİN

***Doğa ve Tarihin Kucaklaştığı Yer.Mersin, palmiyeli sahil bulvarları, sevimli parkları, güzel otelleri, iş hanları ve serbest bölgesiyle Akdeniz Bölgesi’nin en modern kentidir. Aynı zamanda büyük bir ticari limana sahiptir. Roma İmparatorluğu döneminde büyük bir liman olan Tarsus, Seyhan nehrinin getirdiği alüvyonlarla dolmuştur. Tarihin ünlü kraliçesi Kleopatra ile Romalı kumandan Antonius burada buluşmuştur.

Mamuriye Kalesi, Anamur

– İÇEL Aynı zamanda Aziz Paul’un doğum yeri (M.S. 1. yüzyıl) olan Tarsus’taki Ulu Camii, Aziz Paul Kuyusu, Kleopatra Kapısı ve Tarsus şelalesi ilgi çekicidir. Mersin-Silifke sahil bandında Pompeipolis (Viranşehir), Kanytelis (Kanlıdivane) ve Korykos (Kız Kalesi) gibi antik kentler bulunur. Sahilden 200 m. açıkta küçük bir ada üzerinde yer alan Kız Kalesi’nin görünümü çok güzeldir. Kız Kalesi’nin kuzeybatısında, çöküntü mağaraları olan Cennet ve Cehennem ile, içerisinde sarkıt ve dikitlerin bulunduğu Narlıkuyu Mağarası yer alır.

Turistik bir tesis – ANTALYA

Yumurtalık Limanı – ADANA

Mozaik Müzesi – ANTAKYA

***Doğu Akdeniz.Akdeniz bölgesinin doğusundaki Antakya, tarihi zenginliklerin yanı sıra çevresindeki doğa güzellikleri ile de büyük bir turistik değer taşır. M.Ö. 307′de Büyük İskender’in generallerinden Antigonus tarafından kurulan kent, Roma ve Bizans dönemlerinde önemli bir ticaret, bilim ve inanç merkezi olmuştur.

Hıristiyanlığın yayılmasında önemli rol oynayan yörede, bu dine inananlara tarihte ilk kez “Hıristiyan” denilmiştir. Şehrin doğusunda ilk Hıristiyanların ayin düzenledikleri Aziz Peter Kaya Kilisesi bulunur. Mozaik Müzesi’nde, Antakya çevresinden derlenen harikulade güzellikte ve dünyaca ünlü mozaikler sergilenmektedir. Önceleri kilise olan Habib-Neccar Camii ise Sultan Baybars tarafından camiye çevrilmiştir.

Antakya’nın en büyük ilçesi olan İskenderun, büyük bir sanayi ve ticaret limanıdır. Türkiye’nin en geniş ve uzun sahil gezinti bulvarı İskenderun’da bulunur. Palmiyelerle çevrili şeritte çeşitli parklar, kafeler ve restoranlar yer alır. Kentin 34 km. güneyindeki Uluçınar (Arsuz) plajlarıyla tanınan bir tatil beldesidir. İskenderun’un güneydoğusundaki Soğukoluk ise yazın serinlenebilecek bir yayladır.

Zengin bir tarih beldesi olan Kahramanmaraş ilinin çevresi yemyeşil ormanlarla kaplıdır. Kahramanmaraş geleneklerinin sürdürüldüğü tarihi evler restore edilerek veya korunarak yaşatılmaya çalışılmaktadır. Kentte bakırcılık, pirinççilik, tahta ve sedef oymacılığı gibi el sanatları çok gelişmiştir. Bunun yanı sıra altın ve gümüşten yapılan süs eşyaları ve takıları da ünlüdür. Dibek’te dövülerek yapılan Maraş dondurması tüm Türkiye’de sevilir.

Okunma Oranı: 30% [?]

Kas 29 2009

Antalya’nın Tarihi Eserleri Hakkında Bilgi

Antalya tarihi eserler bakımından çok zengindir. Bu tarihi eserler eski devirler, Selçuklu ve Osmanlı eserleri olarak sınıflandırılır.

Alanya Kalesi: Kale mimarisinin bir şaheseridir. Deniz kıyısında bir kartal yuvasını andırır. Eski devirlerden kalma bir kalenin yerinde Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad yaptırmıştır. Bu yüzden Alaiye Kalesi adıyla da anılır. 1955’de tamir gören kalenin içinde bir cami, bir bedesten, Akşebe Sultan Tekkesi, Aya Yorgi Kilisesi ve tepenin en yüksek kısmında bir saray bulunmaktadır.

Alara Kalesi: Antalya-Alanya yolu üzerinde, Alara çayı yanında tek bir tepe üzerinde kurulmuştur. Kıyıdan 10 km kadar içeridedir.

Kızıl Kule: 1225’de Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad kale burcu olarak yaptırmıştır. Sanat değeri çok yüksektir. Sinop Kalesini yapan mimar Kettari Reha oğlu Ebi Ali tarafından yapılmıştır. Alanya’da olan kule beş katlıdır. Her yönü 12,5 m olarak 8 köşelidir. İki katı kırmızımtrak taştan, diğer katlar kırmızı tuğladan yapılmıştır. Her yüzde gözetleme yeri, mazgallar, zift ve haşlama delikleri vardır.

Yivli Minare Camii: 1238’de yaptırılmıştır. Selçuklu devrinin bir şaheseridir. Antalya’nın sembolüdür. Minarenin alt kısmı taştan ve kare şeklindedir. Üst kısmı yuvarlak ve yivli olup, tuğladan yapılmıştır. Caminin üst kısmı mavi çinilerle kaplıdır. Caminin yanında mevlevihane, medrese ve iki türbe ile bir külliye vardır. Cami, etnoğrafya müzesi olarak kullanılmaktadır.

Ahi Yusuf Mescidi: 1249’da Ahi Yusuf adına yaptırılmıştır. Kesme taştan yapılmış olan mescid, kare biçimindedir. Mescidin yanında Ahi Yusuf’un türbesi vardır.

Bali Bey Camii: Sultan İkinci Bayezid devri vezirlerinden Bali Bey tarafından yaptırılmıştır. Sekizgen kasnak üzerinde büyük bir kubbesi vardır.

Korkut Camii: Kesik Minare, Cumanun Camii, Cihannüma Camii ve Cami-i Kebir de denilir. Beşinci asırda Panaghia Kilisesi olarak yapılmıştır. Sultan İkinci Bayezid’in oğlu Sultan Korkut tarafından camiye çevrilmiştir. 1869’da bir yangın sonucu yıkılmıştır.

Mehmed Paşa Camii: 1593-1607 tarihleri arasında Tekeli Mehmed Paşa tarafından yaptırılmıştır. Duvarlar küfeki taşındandır. Üç kapısı vardır. 1866 ve 1926 yıllarında iki defa tamir görmüştür.

Emir Bedreddin Camii: Selçuklu devrine ait ahşap bir camidir. Andızlı Camii de denir. Alanya’dadır.

Müsellim Camii: 1796’da Hacı Osmanoğlu Hacı Mehmed Ağa tarafından yaptırılmıştır. Caminin dış pencere alınlıkları ile içte kubbe kasnağına kadar olan bölüm mavi-beyaz Kütahya çinileriyle, mihrabı yeşil sırlı çinilerle kaplıdır.

Murad Paşa Camii: 1570’te Kuyucu Murad Paşa tarafından yaptırılmıştır. Minaresi iki şerefelidir. Yan duvarları İznik çinileriyle süslüdür.

Ömer Paşa Camii: Elmalı ilçesindedir. Kitapçı Ömer Paşa tarafından 1608’de yaptırılmıştır. 1870 ve 1955’te tamir görmüştür.

Kale Camii: Alanya’da Sultan Alaeddin Keykubad zamanında yapılmıştır. 1530-1566 seneleri arasında eski temeller üzerinde Kanuni Sultan Süleyman tarafından yeniden yapıldığı için Sultan Süleyman Camii ismi ile de anılır.

Karatay Medresesi: 1250’de Celaleddin Karatay tarafından yaptırılmıştır. Yapı, mihrabı sebebiyle Karatay Camii ayrıca Darüssüleha isimleri ile de anılır.

Ulu Cami Medresesi: Kimin tarafından ve ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Halk arasında imaret olarak bilinir.

Atabey Armağan Medresesi: 1239’da Atabey Armağan tarafından yaptırılmıştır. Günümüzde sadece girişin alt bölümü kalmıştır.

Emir Sinaneddin Medresesi: 1319’da Hamidoğullarından Emir Sinaneddin tarafından Korkuteli yakınlarında yaptırılmıştır. Kesme taştan ve iki katlıdır.

Şadırvanlı Medrese: Elmalı’da olup, on dokuzuncu asır başlarında yapılmıştır. Günümüzde kütüphane olarak kullanılmaktadır.

Evdir Han: Korkuteli yakınında, Selçuklu Sultanı Birinci İzzeddin Keykavus tarafından yaptırılmıştır.

Alara Han: Alanya-Konya karayolu üzerinde Selçuklu devrinin en güzel kervansaraylarındandır. 1231’de Alaeddin Keykubad tarafından yaptırılmıştır.

Kırkgöz Han: Sultan İkinci Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından yaptırılmıştır. Antalya-Burdur yolu üzerindedir.

Şaropsa Han: Antalya-Alanya yolu üzerindedir. Sultan Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında yaptırılmıştır. Zengin süslemeleri olmayan bir yapıdır.

Deniz Feneri: Nevşehirli Damad İbrahim Paşa’nın 1720’de yaptırdığı bu fener Alanya’da bir tepe üzerindedir. Akdeniz’deki gemilere uzun seneler yol göstermiştir.

Tekelioğlu Kütüphanesi: Tarihi bir eser olup, içinde çok kıymetli el yazması eserler vardır.

Bedesten: Selçuklu tuğlasıyla yapılmıştır. Alanya Kalesi’nin malzeme deposu olarak kullanılmıştır. 38×36 metre ebadında bir avluya bakan 26 oda vardır.

Selçuklu Tersanesi: Alanya’dadır. Selçuklular tarafından gemi inşaası için yapılmıştır. Beş büyük gözlüdür. 700 senelik olmasına rağmen kale içinde büyük yelkenli gemiler yapılmaktadır.

Antalya Bölge Müzesi: 1923’te kurulmuş ve 1972’de yeni binasına taşınmıştır. Tarih ve tarih öncesi devirlere ait kıymetli eserlerle doludur.

Kara İn: Yağça köyündedir. 1894 senesinden bu yana yapılan araştırmalara göre eski devirleri aydınlatan, bunun gibi zengin bir mağara, dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Burada 50 bin sene öncesine ait eşyalar bulunmuştur.

Perge: Antalya yakınındadır. M.Ö. 7. asırda kurulmuş eski bir şehirdir. Stadyum ile tiyatrosu oldukça büyüktür. Stadyumu 27.000 kişiliktir. Perge’nin tarihte önemli bir yeri vardır. Ticaret yolu üzerinde idi. 1207’de Selçuklu Sultanı Birinci Gıyaseddin Keyhüsrev feth etmiştir.

Aspendos (Belkıs): Antalya’nın 48 km doğusundadır. Roma İmparatoru Antonius tarafından M.Ö. ikinci asırda yaptırılan 20.000 kişilik tiyatrosu meşhurdur. Dünyada, günümüze kadar en iyi korunmuş tiyatrodur. O zamanlar bir sahil şehri idi. Bu tiyatroya Belkıs (Balkız) Tiyatrosu da denir. Su kemerleri ve binaları dikkat çekicidir.

Side: M.Ö. 7. asra ait bir şehirdir. 20.000 kişilik tiyatrosu, pazarı (agora) ve çeşitli heykelleri meşhurdur. Side kelimesi nar manasına gelir. Resim ve figürlerde nar resmine çok rastlanır. Eski Yunanca’da side (nar) kelimesi yoktur. Side şehrini eski Yunanlılardan önceki kavimler kurmuştur. Side müzesinde çok sayıda tarihi eser vardır. Şehrin giriş kapısı bulunmuştur. Surlar yıkıktır, ana cadde kalıntıları ve antik çağa ait iki ev ortaya çıkarılmıştır. Evler avlu etrafında ve zeminleri mermer döşelidir. Avlu ortasında sarnıç, kuyu ve havuz vardır. Side tiyatrosu Silyon, Perge ve Aspendos gibi yamaçlarda olmayan düz arazide kurulmuştur.

Termessos: Halen, Roma İmparatorluğu ve Bizans devrine ait kalıntılar ve tiyatrosu vardır.

Hadrianus Kapısı: Roma İmparatoru Hadrianus’un Antalya ziyaretinin hatırası olarak yapılmıştır. Mermerden yapılmış bir kapı olup şehir merkezindedir.

Altınkaya: Bu ilçede antik çağa ait 1500 kişilik tiyatro vardır.

Sillion Harabeleri: Serik ilçesindedir.

Elge (Zerk) Harabeleri: Serikte’dir. Dağ şehridir. Surları, stadyumu, tiyatro, tapınak ve su yolları ile mağaraları meşhurdur.

Termessos (Güllük): Gizli dağ yolları, dehlizler, 4200 kişilik tiyatro ve heykelleri meşhurdur.

Anvi Harabeleri: M.Ö. 9. asırda yaşayanların kalıntılarıdır.

Hıdırlık Kulesi: Romalılar tarafından “ışık kulesi” olarak yapılmıştır. 14 metre olup iki katlıdır.

Demre (Myra): Demre Çayı kenarındadır. M.Ö. 5. asırda kurulmuş olup bazı kalıntıları bulunmuştur.

Bağyaka (Limira): M.Ö. 7. asırda kurulmuş bir Lidya şehridir.

Kınık (Ksantos): Kaş ilçesi yakınlarındadır. M.Ö. 7. asra ait bir şehir kalıntısıdır.

Noel Baba: Hıristiyanlarca tanınan ve “Noel Baba” olarak isim yapan Saint Nicolas’ın Kaş’ın Gelemiş köyünde doğduğu, hatta yaşadığı kesin değildir. Bu hıristiyan din adamının, bu ilçede heykelinin dikilmesi hıristiyan emperyalizmine malzeme olmuştur. Çok sayıda hıristiyan Noel Baba’nın efsane olduğuna inanır.

Akseki’deki tarihi kalıntılar: Antik çağa ait şehirler, kale ve burçlar ile köprü ayaklarıdır.

Turistik yerleri: Antalya, Türkiye’nin ve dünyanın sayılı turizm merkezlerinden biridir. İklimi, lezzetli ve her mevsimde bulunan meyve ve sebzeleri, sahil ve ormanlarının şahane güzelliği, sahillerinde denize girilirken aynı anda dağlarında kış sporları yapılabilmesi ile turizme çok müsaittir. Kaş’tan Gazipaşa’ya kadar olan sahil şeridi turistik te’sislerle doludur.

Kaplıcalar ve içmeler:

Demre İçmesi: Kükürtlü olup mide ve bağırsak hastalıklarına iyi gelir.

Korkuteli İçmesi: Çeşitli hastalıklara karşı şifalı bir sudur.

Sarı Su İçmesi: Ilıca köyündedir. Karaciğer, mide, bağırsak ve safra kesesi rahatsızlıklarına iyi gelir.

Sınat Deresi Kaplıcası: 25 derecelik sıcaklıkta bir sudur. Çeşitli hastalıklara faydalıdır. Ilıca köyünün yakınlarındadır.

Milli parklar: Tabii güzelliklerin yaşaması için bazı yerler milli park olarak korunmaktadır. Köprülü Kanyon Milli Parkı 14 km uzunluğunda ve 100 m genişliğindedir. Bey Dağları Milli Parkı, Sahil Milli Parkı ve Termesses Milli Parkının tabii ve tarihi zenginlikleri muhafaza altına alınmıştır. Türkiye’nin en büyük parkı 170 bin metrekare olarak Antalya’da yapılmaktadır. Ulaş Dinlenme Parkı piknik için çok müsaittir.

Mağaralar: Antalya mağaralar bakımından çok zengin bir ilimizdir. ABD ve Yugoslavya mağara turizmi ile büyük gelir sağlamaktadır. Türkiye dünyàda en çok mağaraya sahip olan ülkedir. 40 bin mağaranın ancak 20 bini tesbit edilmiştir. Diğerlerine henüz ulaşılamamıştır. Antalya’da 20 mağara vardır.

Antalya mağaraları içinde göller, nehirler, uçurumlar, gözsüz balıklar, yarasalar ve çeşitli hayvanlar mevcuttur. Bazı mağaraların havası, bazısının çamuru veya suyu şifalıdır. Dolayısiyle çeşitli hastalıklara iyi gelmektedir.

Damlataş Mağarası: Sarkıtları bir harika olan Damlataş Mağarası, Alanya’dadır ve astım hastalığına iyi gelmektedir.

Antalya Mağarası: Alanya yakınındadır. İçinde kayıkla gezilir. Bir deniz mağarası olan bu fosforlu mağara, güneş ışınlarının yansıması ile çok güzel manzaralıdır.

Düdencik Mağarası: Akseki’dedir. Türkiye’nin en derin mağarasıdır. Uzunluğu 60 metredir.

Yoldağı Mağarası: Kalkan’dadır. 54 mağaradan meydana gelir.

Diğer mağaralar: Sakalsultan, Demirciler, Yalancı Dünya, Dumanlı, Kada İni, Öküz İni, Beldibi, Yoldağı ve Korsanlar mağaralarıdır. Bazılarında çok eski çağlara ait izler vardır.

Çağlayanlar: Antalya çağlayan ve şelaleler bakımından da oldukça zengindir. 60 metre yükseklikten dökülen Düden Çağlayanı ile Manavgat, Homa ve Uçarsu ve Kayabükü çağlayanları en meşhurlarıdır. Yedi oluklar mevkiinde 13 çağlayan vardır. Antalya’da toplam 29 çağlayan bulunmaktadır. Kadınyan uçurumu Antalya içindedir.

Deniz altı eserleri: Antalya, deniz altı eserleri bakımından da zengindir. Dünyanın bilinen en eski gemisi Kaş ile Keora köyü arasındaki Uluburun’da bulunmuştur. Finikelilere ait 3200 senelik bir teknedir. 40 m derinlikte olan bu gemi, Türk ve ABD’li deniz arkeologları tarafından incelenmektedir.

Yanartaş (Meşale) “Çıralı”: Olimpiyatlarda yakılan meşalenin başlangıcı sayılan bu alev, Finike’ye 7 km mesafede 350 m yükseklikte bir tepede binlerce seneden beri devamlı yanmaktadır. Tepenin bir yarığında yer altından gelen bu ateş hiç sönmemiştir. Çeşitli efsaneleri vardır.

Antalya evleri: Kaleiçi semtindeki evlerin aslına uygun restore ettirilip turistik mahiyette kullanılması planlanmaktadır. 20 ev, 115 yataklı konaklama tesisi haline getirilecektir.

Sarnıçlar: Alanya sarnıçlar şehridir. Kale evlerinde hala sarnıçlar vardır. Akşebe Mescidi ve Mecdüddir sarnıcı meşhurdur. Sarnıç, 20-22 m boyunda ve 13 m enindedir. Bugün bile kullanılmaktadır.

Alanya Müzesi: Çok zengin eserlere sahip bir müzedir.

Okunma Oranı: 11% [?]

İngilizce Öğretmeni Eğitimci Haber