Tip 2 Diyabet Hastaları İçin Kalıcı Çözüm Metabolik Cerrahi

Türkiye Diyabet Vakfı tarafından yürütülen araştırmalar sonucu ülkemiz nüfusu 45 yaş üstü ve kilolu kesiminde her 4 ila 5 kişiden birinin tip 2 diyabet hastası olduğu ve ülkemiz genel nüfusunun yaklaşık olarak ’lik kısmının tip 1 ve tip 2 olmak üzere diyabet hastası olduğu verilerine ulaşılmıştır. Diyabet hastaları sayısı bakımından küresel sıralamada ise Avrupa geneli üçüncü sırada ve en hızlı artış gösteren ülke olarak liste başında bulunuyoruz.

Diyabet, sinsi bir damar hastalığıdır. Siz fark etmeden hayatınıza girebilir ve diyabet hastası olduğunuzun farkına varana kadar size sağlık yönünden ciddi zararlar verebilir. Diyabet hastalığı beraberinde farklı rahatsızlıklara da kapı açabilen bir hastalıktır. Örnek verme gerekirse; hipertansiyon, trigliserit, kolesterol, uyku apnesi, gut ve kalp-damar rahatsızlıkları gibi çok ciddi sonuçlar barındıran hastalıklar.

Diyabet hastası bir kişi uygun tedavi ve tedaviye uyum sağlama süreci ile olumlu sonuçlar alabilir. Lakin kalıcı bir çözüm metabolik cerrahi yöntemine başvurulmaktadır.

Metabolik cerrahi nedir?

Metabolik cerrahi yöntemi,  tip 2 diyabet rahatsızlığının ameliyatlı tedavisi olarak bilinmektedir. Diyabet hastaları inceleniyorlar ve yöntem için uygunlukları tespit edilirse metabolik cerrahi ameliyatı ile tedavi ediliyorlar. Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Başkanı Prof. Dr Alper Çelik tarafından yapılan açıklamaya göre metabolik cerrahi yönteminde tip 2 diyabet hastalığı ile beraber birçok farklı hastalığın tedavisi gerçekleştiriliyor.

Metabolik cerrahi yöntemi ile kalıcı çözüme ulaşmak isteyen diyabet hastası kişi, bu ameliyatı gerçekleştiren uzman bir doktor ile görüşmeli ve yöntem için uygunluğu incelenmelidir.

Metabolik cerrahi yöntemi ile obezite ameliyatlarının farkı nedir?

Metabolik cerrahi yöntemi sıklıkla obezite ameliyatları ile karıştırılmaktadır. Obezite ameliyatları kısıtlandırma ve emilim bozma olarak iki farklı kategoriye incelenir. İlk yöntemde midenin tamamı veyahut bir kısmı mekanik yöntemler ile kısıtlandırılır. İkinci yöntemde ise ince bağırsakların büyük bir kısmı sindirim sistemi dışında bırakılır.

Yiyecekler sadece ince bağırsağın son kısmına giriş yapar ve emilim bozukluğu yaşanmaya başlar. İki yönteminde olumlu yönleri olduğu gibi olumsuz yönleri de mevcuttur. Lakin metabolik cerrahi yöntemi uygulanan kişi emilim bozukluğu veyahut dışarıdan takviye alımına ihtiyaç duymaz. Yaşanabilecek yan etki oranı minimum seviyededir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir